2 Şubat 2017 Perşembe

Nisan'da Paris

Gezmeyi seven ve sonrasında benim gibi gezip gördüğü yerleri paylaşan insanlar için seyahat planı yapmak seyahatin kendisi kadar heyecan vericidir sanırım. Önce gidilecek birkaç lokasyon belirlenir, sonra hepsiyle ilgili teker teker yazılar okunur, görseller incelenir, kabaca maliyet çıkarılır. Sonra da diğer seçenekleri bu seferlik elemiş olmanın gönül kırıklığıyla bir yerde karar kılınır. İşte bu andan sonra detaylı araştırmaya geçilir ki benim en çok sevdiğim, daha o ülkeye/o şehre varmadan sokaklarını dolaşmamı, kafelerinde oturmamı, restoranlarında yemek yemeyi hissettiren zamanlar işte bu detaylı plan zamanlarıdır. Ulaşım şekli, konaklama, toplu taşıma, gezilecek yerler, ünlü restoranlar, meşhur tatlar ne var ne yoksa didik didik incelenir. Hatta kısıtlı zamanda çok yer görme gibi bir plan varsa bazen saat saat plan çıkarılır, google maps üzerinde en verimli rota bulunup işaretlenir. Şahsen ben her seyahatte bu saydıklarımı yapıyorum ve hiç mi hiç sıkılmıyorum. Dedim ya plan aşaması da en az uçağa binip yola çıkma anı kadar keyifli benim için. Ama bir de spontane yaşayan, gideceği yere varınca karar veren, kafasına göre takılan da bir kesim var ki itiraf edeyim onlara da özenmiyor değilim. Hayatımın hiçbir alanında öyle olamadım, bundan sonra da değişmek gibi bir iddiam yok ama sıfır planla pat diye yola çıkabilmeyi de deneyimlemek isterdim sanırım.

31 Ocak 2017 Salı

Satamadım gitti

Son günlerde oldukça stresli bir uğraş içerisindeyim. Beş yıldır oturduğum ve her santimini ezbere bilip çok sevdiğim evimi tasfiye etmeye çalışıyorum. En son beş yıl önce ev taşımış bir insan olarak taşınmanın ne kadar zor olduğunu unutmuş olduğum gibi üstüne bir de yıllarca gözün gibi baktığın eşyaları satmaya çalışmak eklenince cinnet seviyesine gelmiş durumdayım. Yıllar önce yine buradan size "ay nasıl ev bulacağım, hangi eşyaları alsam" gibi şeylerle sızlanırken bu kez alıp da bazılarını neredeyse hiç kullanmadığım bu eşyalarımı nasıl satacağım üzerine sızlanmak istiyorum müsaadenizle.

25 Ocak 2017 Çarşamba

Olan Biten


Uzun zamandır gezme tozma, yeme içme, okuma izleme yazıları yazıyorum fark ettiniz mi? Nasıl fark etmezsiniz ki zaten iki günde bir “aman allahım yine dünya başıma yıkıldı, altından çıkmaya gücüm yok” diye kafanızı ütüleyen birinin yokluğunu!! Fazla sevinmeyin, zira okumakta olduğunuz bu yazıda yeterince ütülemeye şahit olacaksınız. Aslında şu sıralar böyle şeyler yazarak gidişata nazar değdirmek istemiyorum ama blog/instagram sayesinde tanıdığım bir arkadaşımın geçen hafta gelen mailine yanıt yazarken dedim bu maili (bazı sebeplerden dolayı sansürleyerek de olsa) bloğa koyayım. Ne de olsa beni özlemişlerdiiiirrrrr (ÖZLEMEMİŞLERDİ) 😂😂😂😂

23 Ocak 2017 Pazartesi

Haftasonu Kaçamağı - Yalova

Şanslı bir kesim için haftasonu kaçamağı demek Milano'ya, Belgrad'a, Prag'a gitmek, birçoğunuz için Kaş'a, Bozcaada'ya hadi bilemedin Büyükada'ya gitmek iken #kahvekaramelşeker üçlüsünün haftasonu kaçamağı için adresi Yalova'ydı. Evet bu bir dramdır ve ben bu dramın ortaya çıkışını, gerçekleşmesini ve sonuçlarını anlatmak istiyorum sizlere.

2014 yılında haftasonu bir yerlere gidip kafa dağıtmak isteyen #kahvekaramelseker araştırmaya önce Bozcaada'dan başlamışlardı. Cumartesi günü yola çıkıp Bozcaada'ya varacaklar, şarap içerken yel değirmenlerini seyredecekler, adanın muhteşem reçelleriyle kahvaltı yapacaklardı. Ama araştırmalarını derinleştirince fark ettiler ki Bozcaada'ya cumartesi gidip pazar dönmek çok yorucu olacaktı. Bozcaada'ya cuma gününe gelen bir resmi tatil zamanı gitmeye karar verip Avşa Adasına çevirdiler rotalarını. Avşa Adası yakındı, tam haftasonu gezisi içindi ama adaya cumartesi gidip pazar akşam dönen birer adet sefer vardı. Bu üç bahtsız bedevi ola ki feribotu kaçırırlarsa öylece ortada kalabilirlerdi. Büyükada'ya üçü de daha önce gitmişti, Bursa'ya da... Kahramanlarımız bir süre düşünüp tam haftasonu tatilinden vazgeçecekleri anda #kahve'den "Hadi Yalova'ya gidelim" teklifi geldi. Orada teyzesinin evi vardı, konaklama da bedavaya gelirdi. Feribotla bir saatte gidebilecekleri üstelik konaklamaya para vermeyecekleri bir lokasyon. Karar verilmişti, haftasonu için kaçamak rotası belirlenmişti YALOVA...

Bu bir dramdır dedim, diyeceksiniz ki 'abartıyorsun! Biz de Yalova'ya yazın gidiyoruz Çınarcık'ta Armutlu'da yazlığımız var, kışın da hep termal kaplıcalardayız' Kabul! Yerden göğe haklısınız, benim bu saydıklarınızı gezmenize hiçbir lafım yok. Bizim kahramanlarımızın hikayesinin dram olmasının sebebi onların Yalova merkezi gezmeye gidiyor olmalarıydı. Evet, dünya üzerinde Yalova merkezini turist olarak ziyaret eden yegane insanlar tam olarak #kahvekaramelşeker'di.