29 Ağustos 2011 Pazartesi

En sevdiğim filmleerr :))

Merhabalar efeniiimmm :) Herkese mutlu bayramlar ve de hepinizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun....

Evet ne yazsam ne yazsam diye düşünürken tubitos'umun film mim'i geldi aklıma. Evet, en sevdiğim üç film...Üçe düşürmeyeceğim valla, en sevdiğim filmleri yazıciiimm :D

Titanic demek zorundayım sanırım. Hangimiz sevmedik ki Titanic'i... Hangimiz o gemide kendimizi hayal etmedik... Titanic candır nihayetinde. Bir çok kez izledim, izlemeye doyamadığım filmlerden biridir...


Sonraaaa 127 Hours gerçekten derinden vuran bir filmdi. Şu postuma da konu olmuştu kendisi hatırlarsanız. Hayatta kalma mücadelesi bu kadar güzel anlatılabilirmiş...


The Green Mile-Yeşil Yol ve A Beautiful Mind-Akıl Oyunları da eski ve de çok beğendiğim iki filmdir... Hatırlıyorum, ben 15 yaşında falandım kardeşim de 10 yaşında, o zaman VCD vardı kiralayıp izlemiştik ve benim minik kardeşim ağlamıştı Yeşil Yol'u izlerken... Beautiful Mind da psikolojik gerilim dalında bence en iyi filmlerden biridir...


Hannibal serileri... Çok anlatmama gerek yok sanırım. Hepimizin tüyleri ürpermiştir Hannibal Lecter "Catherine" derkeenn :))


Ve tabi Türk filmlerimiz... Selvi Boylum Al Yazmalım Türkan Şoray'ın tek sevdiğim filmidir, biterim. Hababam Sınıfı serisi yüzlerce kez bıkmadan izlediğim başyapıttır. Veee evet iğrenç diyebilirsiniz yuh artık da diyebilirsiniz ama itiraf ediyorum Recep İvedik'i seviyorum :D 3 filmi de çok severek izlemiştim ve inanıyorum ki her birimizin içinde biraz Recep İvedik var, çünkü hepimiz Türküz :D Hepinize tekrar iyi bayramlar ;)





(Bu arada film kültürümün ve zevkimin gelişmesini sağlayan müstakbel eşime de buradan bu post vesilesiyle teşekkürü borç bilirim... Seviyorum seni :))

23 Ağustos 2011 Salı

Vee Wear'ın fotoğraf çekimii :))

Wear'ın çekimiyle ilgili bu postu yapmakta geç kaldım farkındayım... Ama takdir edersiniz ki Blogger'ın N'leri efenim davetiyem vs vs derken 2 gün gecikmeli bir post bu... Pazar günü sevgili Wearcım kendisine model olan bizlerin resimlerini çekti. Çok keyifli bir gündü ve herşeyden önemlisi çok tatlı insanlarla tanıştım :)

Evet lafı fazla uzatmadan kendimin bile inanmakta güçlük çektiği fotolara geliyorum :) Bakalım sizler beğenecek misiniz??
















10 Ağustos 2011 Çarşamba

Kitap köşesi zamanııı :))


Eveett kitap köşesi zamanı... Bildiğiniz üzere Chris Cleave'in Kundakçı adlı kitabını okumaktaydım cumadan beri ve bugün akşam serviste bitirdim. Bitirir bitirmez de sevgili blog arkadaşlarım, canlarımlaa hemen paylaşayım dedim.

Kundakçı, Londra'ya düzenlenen 11 Eylül benzeri terör saldırısının ardından saldırıda kocasını ve 4 yaşındaki oğlunu kaybeden bir kadının Usame Bin Ladin'e mektubu aslında. Kahramanımız saldırının hemen öncesinden başlayarak değişen yaşamını Usame'ye gayet arkadaşça bir ifade ile anlatıyor. Çok da detay vermek istemiyorum. Malum okuyacak olanlarınız vardır, tüm hikayeyi de öğrenmemeniz lazım. Ama okuyup bitirdikten sonra bir kadın olarak çok arada kalacaksınız, acaba siz olsaydınız ne yapardınız??

Ayrıca kitap her ne kadar Türkiye'de mayıs ayında yayınlansa da İngilizcesi yayınlanalı yıllaaar olmuş; hatta Hollywood filmini bile çekmiş. Filmin adı Incendairy, yapım yılı 2008. Ben hemen filmi edinip:) izlemeyi düşünüyorum :) Kitap okumayı sevmeyeniniz, vakit bulamayanınız en azından filmini izleyin derim :))

(Yazarla henüz tanışmamış dostlarım için yazarın Türkiye'de yayınlanan ilk kitabı Küçük Arı'yı da şiddetle tavsiye ederim)