25 Mayıs 2012 Cuma

BE PATIENT!!!!




2008 yazıydı… Türkiye’nin en büyük gıda firmalarından birine staj için başvurmuştum; kabul de edilmişti. Onun öncesinde dünyaca ünlü bir beyaz eşya firmasında 1,5 aylık staj yapıp üç aylı zorunlu stajımı tamamlamıştım. Ama yine de hem tecrübe olması açısından hem de CV’mde yer almasını istediğim için gıda firmasındaki staja da başlamıştım. Ancak büyük hayallerle gittiğim fabrikadaki ilk iş günüm tamamlandığında ağlayarak eve döndüm. Çünkü stajda benden sorumlu olacak yönetici benim umduğum gibi biri değildi. Benden daha önce stajına başlamış ve halen devam eden stajyerleri kayırıyor, bana ne bir iş veriyor ne de öğretiyordu. Her akşam serviste “bugün sondu, yarın gelmiyorum” diyerek eve dönüyordum; ama pes etmekten nefret ettiğim için sabah tıpış tıpış gidiyordum. Çok güzel arkadaşlıklar edindiğim için onların hatırına gidiyor; bol bol kek çikolata yiyor, günlerimi tamamlamak için çalışıyordum. Bu bunalım haliyle, stajın son gününe gelmiştim. Yaz tatilimin 3 haftasını buraya vermiştim, ama çok az şey öğrenmiştim, kimsenin gözüne girememiştim, orada çalışabilme şansımı yitirmiştim diye düşünüyordum. Son gün, herkesle vedalaşmış mesai saatinin dolmasını beklerken, sözde yöneticimle aynı odayı paylaşan, şair, çok güzel bağlama ve ney çalan diğer yöneticiyle karşılaştık. 3 hafta boyunca çok az konuşmuştuk, ama yine de adettendir vedalaşalım dedik. İçtenlikle bizi kucakladı, sonra da “gelin sizinle biraz konuşalım” deyip beni ve arkadaşımı eğitim odasına götürdü. “Kusura bakmayın sizlerle ilgilenemedik” diye başladı sözlerine, “Fabrikanın önemli bir belge alması gerekiyordu, herkes onunla uğraşıyordu biliyorsunuz, oysa sizlere burada öğreteceğimiz çok şey vardı” dedi. Ben o an ağlamaya başladım. Benden sorumlu olan insan yarım ağızla hoşçakalın derken, bir başka yönetici özür diliyordu. Sonra bana “ağlama” dedi, elimizdeki defterleri aldı, arkasına mail adresini, telefonunu yazdı, “beni ne zaman isterseniz arayabilirsiniz” dedi. İçtenlikle sarılarak vedalaştık ve herkes yollarına gitti. Aradan aylar geçti, bitirme tezi yazmam gerekiyordu, mühendislik öğrencisi olunca tezimizi bir üretim işletmesinde uygulamalı olarak yaparak hazırlamalıydık. Başvurduğum hiçbir fabrikadan cevap alamamıştım, umudumu kesmişken, birden aklıma o mail adresi geldi. Denemekten bir şey kaybetmem diyerek mail attım, durumu kısaca anlattım. Ve hafta sonu tezim için fabrikada yine çalışmaya başlamıştım. Tez çalışmamın sürdüğü 6 ay boyunca ondan çok şey öğrendim, kariyerim için çok güzel bir tecrübe edindim.

Tüm bu anlattıklarım o işkence gibi geçen 3 haftalık stajımda pes edip bırakmadığım için oldu. Eğer bıraksaydım, son gün o yöneticimle yaptığım konuşma hiç gerçekleşmeyecekti ve ben tezimi büyük bir firmada yapamayacaktım. En önemlisi de O’nu tanıyamayacaktım.

Herkesin vardır buna benzer bir hikayesi eminim. Benim sıkı sıkı sarıldığım sabır hikayem de budur. Şu anda da bulunduğum yerde bir şeylere sabretmek durumundayım; güzel günleri görebileceğime inanmamı sağlıyor yaşadığım bu olay…

İmza: Sınavı kazanamayıp da umudu züğürt tesellisinde arayan kız :) :)

İyi haftasonları...

10 yorum:

  1. işte tam olarak beklediğim yazı buydu! =) olumlu düşünki olumlu olsun diyor ve kocaman öpüyorum canımm =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. olmuşla ölmüşe çare yok diye boşuna dememişler :D

      Sil
  2. İnan bende önce bu yazını okuyup, sonra diğerine geçmiştim. Kazanamadım yazısını okuyunca, bu yazdığın aklıma geldi, Hamide toplar kendini dedim. Hatta bu yazıyı örnek göstericektim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah canım benim sağolasın toparladım sayılır :S

      Sil
  3. Pes etmeyip sabretmek çok önemli gerçekten ama herkesin yapabileceği bir şey değil,seni önce sabrından dolayı tebrik ederim Hamidecim,örnek alınası bir yazı hazırlamışsın ellerine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tatlım benim ben senin o güzel yüreğini yerim :) teşekkür ederim...

      Sil
  4. güzel günler göreceğiniz güneşli günler.. çok baba insanmış bence yönetici dediğin de öyle olmalı, diğerin, de allah bildiği gibi yapsın..

    YanıtlaSil
  5. imzayı değiştiriyorum: Her şerde hayır arayan, tatlı bela :))

    İyi haftalar tatlım

    YanıtlaSil
  6. hahhaa ımza; her ıste br hayr vardr :)) bak ne guzel tecruben olmus hafta sonunda maıl adresı ve bıtrme tezın olmus ınsallah hayatın hep kolay gecer artık sevgıler

    YanıtlaSil
  7. Daha önce de yazdım Hamide'm, ya olmaması gerektiği için ya da daha iyisi olacağı için olmuyor bazı işler. Güzel bir hikayeymiş, Allah herkesin karşısına iyi insanlar çıkarsın.

    YanıtlaSil

"In three words I can sum up everything I've learned about life: It goes on"
Robert Frost