22 Mayıs 2012 Salı

Teşekkürler...



Bir şeyler yazmanın büyülü olduğuna inananlardanım. Allahın hayvanlardan ve diğer canlılardan farklı olarak bize verdiği düşünme yetisi sonucunda düşünebildiğini kağıda aktarıp bir şeyler üretmek sizce de harika değil mi? Kelimenin gücünü kullanarak kitleleri peşinden sürüklemek, dil’in gücünü bu şekilde kullanmak kalıcı bir miras oluşturmak gibi bence… Ama yazan insanı güçlü kılan bir şey daha vardır ki, bence yazan kişiye yazma eyleminden çok daha fazla haz verir: Okunmak… Nasıl bir oyuncu filmin o en etkileyici sahnesi çekilirken işini yapmaya odaklanmış, hazzı ikinci hatta üçüncü plana itmişse; yazar da aynı şekilde bir yazıyı oluştururken “sadece yazar”. Her şey bitip tamamlandığındaysa oyuncunun filmdeki o sahneyi izleyen milyonları görürken hissettiği tarifsiz doygunlukla yazarın okunduğunu bilmesi sonucu hissettikleri aynıdır.

Sonuçta hepimiz aslında ilkel dürtülerimizi baskı altına almaya çalışan varlıklarız. Mütevazı olmak, kibar olmak, aşırı tepki vermemek, başarıyı sindirmek üzerine eğitildik. Sevineceksek kararında, üzüleceksek ayarında olmalı bu… Kazanmışsan kaybedeni düşünmelisin, kaybettiysen güçlü görünmelisin. Yazısız bir kural silsilesini ezbere yaşayarak geçiriyoruz zamanımızı.

Ben ve benim gibi blog yazan arkadaşlarım karşılıksız içimizi döküyoruz sayfalarımıza; kimimiz hayatını anlatıyor, kimimiz düğününü, kimimiz bebeğini; yazacak bir şey her zaman var çünkü. Yazarak rahatlıyoruz, diğerlerini okuyarak insanları tanımaya, anlamaya çalışıyoruz.

Çoğu zaman okunduğumuzun, takip edildiğimizin farkında olmadan yazıyoruz; yazısız kurallarımızdan biri de bu olsa gerek. Okunmanın verdiği hazzı tatmaya izin vermiyoruz belki bilinç altımızda; karşılıksız vermenin dayanılmaz sorumluluğunda “sadece yazıyoruz.”

Okunmanın verdiği mutluluğu zaten yaşayamıyoruz; bir de bunun üstüne ben kendimi yazmanın verdiği o ince zevkten mahrum bırakacağım kararını açıklamıştım dün. Yaşadığım anlık bir olayın verdiği büyük sinir ve üzüntüyle almıştım böyle bir karar. Ancak üzerinden 24 saat bile geçmeden beni okuyanlardan o kadar çok tepki, mail, yorum aldım ki… Ben iddialı değilimdir, bir çok kişiye göre nicelik olarak takipçi sayım azdır; ama hepsinin nitelik olarak dünyalara bedel olduğunu dün gece ve bu sabah bir kez daha gördüm. İroniktir yazmayı bir süreliğine bıraktığımı açıkladığım günün sabahı, ilk kez okunmanın verdiği hazzı yaşadım.

Bana bu hazzı yaşattığınız için teşekkür ediyorum, sizleri seviyorum. İyi ki blog açmaya karar vermişim ve neticesinde sizlerle tanışmışım…

11 yorum:

  1. Ohhh işte bu çok iyi oldu. Yeniden hoşgeldin o halde :)

    YanıtlaSil
  2. canım beniim mailini aldım cevaplamak için uygun bir zaman bekliyorum, iyiki aramızdasın,iyiki yazıyorsun hayatım, gitmek yokkk:=)

    YanıtlaSil
  3. Yok valla, sevinçimi de üzüntümü de bazen çozutarak yaşayabiliyorum, iyikide öyle yapıyorum...

    YanıtlaSil
  4. Bitanem her ne olduysa oldu.. Sen yaz, hep yaz..
    Asıl ben teşekkür ederim sana, iyiki varsın!

    YanıtlaSil
  5. senin yazılarını okumaya başlayınca sonu nasıl gelmiş hiç anlamıyorum. sen de yazar ışığı var hep söylüyorum, allasen kitap yazan bloggerlardan neyin eksik. sen de iyiki varsın kuzucanım seni sevioreee koca yürekli minik kuzuuu

    YanıtlaSil
  6. Geri dönmene çok sevindim.Sabah sabah yazını görünce üzülmüştüm

    YanıtlaSil
  7. İyi ki açmışsın bloguuu :))

    YanıtlaSil
  8. çok güzel bir yazıydı bu hamide'cim, çok sevdim.. seni yazmaktan ve okumaktan ayrı düşünemiyorum ben biliyor musun? benim için seninle bütünleşmiş bu iki olgu, sana çok büyük keyif verdiğini bu mesafeden ben bile hissedebiliyorum :)
    bu tutkundan hiçbirşey ayırmasın seni, sevgiler canım <3

    YanıtlaSil
  9. Dönmene sevindim:)Çok doğalsın ve yazmaya devam et ben okurken kendimden birşeyler buluyorum;p

    YanıtlaSil
  10. Hamidem bazen olur böyle, önemli olan yeniden dönmen ve iyi olman. Yazdıklarının okunuyor olması, kelimeleri iyi kullanman, neşen, hayata bağlılığın öyle güzelki. Lütfen bir daha bir yere gidiyorum deme tamam mı?

    YanıtlaSil

"In three words I can sum up everything I've learned about life: It goes on"
Robert Frost