23 Mayıs 2012 Çarşamba

Yazarlık Denemelerim #vol2


“İnanmak başarmanın yarısıdır” özlü sözüyle açıyorum perdeyi sevgili okur… Bildiğin üzere serinin ilk yazısında yazmaya kafa takışımı ve ilk gençlik yıllarımdaki yazma denemelerimden bahsetmiştim. O yazımda eminim hepiniz inanmışlığım ve kendimi adamışlığımı görebildiniz. Ben yine de işimi garantiye alarak ikinci bir yazı yazayım dedim :)

Demiştim ya önceki yazıda da, lisedeyken iki kitap yazmışlığım(!) var; öyle ki basımına bir kalmıştı; kapak tasarımı, yorumlar falan her şey tamamdı; yayıneviyle anlaşamadık :) İlki korku öykülerinden oluşuyordu Stephen çakması zihniyetimle süper hikayeleri çiziktirmiştim.

İlk kitabın hikayesini okumuştunuz; ama asıl bomba ikinci kitaptı. Kısaca anlatayım da görün neler döktürmüş bu arkadaşınız…

“Denver’da yaşayan Amanda, üniversitede okuyan genç güzel bir hatundur. Sevgilisi Robert ve en yakın arkadaşı Carol’la mutlu bir öğrencilik hayatı sürmektedir. Amanda bir gün arkadaşlarıyla kara büyüler yapan falcı Çingene bir kadının  çadırına gider. Bu tarzda hurafeler inanmayan Amanda, arkadaşlarıyla bu işlere inanmamaları gerektiği göstermek için öylesine bir büyü yaptırır. Büyü şu şekildedir: Vudu büyülerinde kullanılan bir ağaçtan yapılan küçük bir kütüğe bir isim ya da bir harf kazınacak; büyüyü yaptıran kişinin hayatında bu isimde ya da bu harfle başlayan birileri varsa ölecek. Bu ölümler ilk dolunayda başlayacak ve bir sonraki dolunaya kadar sürecek. Amanda kütüğe C harfini yazdırmıştır; ki bir çok arkadaşının adı C ile başlamaktadır. Amanda inanmadığı için kütüğü evde bir yerlere atar ve hayatına devam etmeye başlar. Ancak günün birinde ismi C harfi ile başlayan arkadaşlarından biri trajik bir şekilde ölünce bunun kendisi yüzünden olduğunu düşünür. Tüm arkadaşlarını da toplayarak onları tatili birlikte geçirmeye ikna eder. Ancak birlikte kaldıkları evde de birkaç arkadaşı öldürülünce işler çığırından çıkacaktır…”

İşte böyle sayın okur… Nasıl buldunuz? “Eee hani devamı?” dediğinizi duyar gibiyim… Maalesef devamı yok. Yaklaşık 20 bölüm ve 100 sayfaya yakın yazdığım bu roman denememi çok büyük bir salaklık yaparak kaybettim… Nasıl kaybettiğim ise bu hikayeden daha bomba bir hikaye…

Şimdi efenim, ben bunu yazdığım sırada bir sevgilim vardı; çok detaylara girmeyeceğim malum aradan yıllar geçmiş. Neyse bu sevgili şehir dışında okumaktaydı, uzaktaydı yani benden. Ailesi Eskişehir’de olduğu için tatillerde gelirdi görüşürdük vs. Yine bir görüşmemizde bu hikayenin bulunduğu defteri ona verdim beyefendi okusun bakalım beğenecek mi diye… Sanırsın edebiyat dünyasının Orhan Pamuk’u da eleştirecek benim yazdıklarımı. Basbayağı takdir edilmek istiyorum işte “ay bebeğim çok güzel yazmışsın, harikasın sevgilim, ilerde imza günlerine beraber gideriz” cümlelerini duyayım da koltuklarım kabarsın… Ben defteri verdim, arkadaş okulunun olduğu şehre geri döndü ve sonra biz ayrıldık!!!! Evet bitti; konumuz ayrılık olmadığı için salya sümük kısımlarını geçiyorum; geliyorum benim meşhuuur kitabıma. Kitabım onda kaldı; al eşyalarını ver eşyalarımı da yapamadık anasını satayım, ve diğer tüm eşyalarım gibi kitabım da kendisinde kaldı. Ayrıca okuduğu şehirde temelli yaşamaya karar verince ve ailesi de onun yanına taşınınca Eskişehir’le hiçbir bağı kalmadı :( Ben de bu muhteşem romanımın üzerine bir bardak soğuk su içtim. Ayrıldıktan sonra numarasını değiştirdiği için arayamadım(belki biraz da gururuma b*k yediremediğim için aramamış olabilirim :)) ve aradan 8 yıl geçti... O gün bugündür D&R’daki “Gerilim-Korku” reyonundaki kitapların tümü didik didik ederim; benim hikayem çıkar mı acaba biri diye :) Şu ana kadar böyle bir girişimde bulunmadı sağolsun :D

Olur da bu yazıyı okursan sana sesleniyorum Ex’im: “Biliyorum aradan yıllar geçti, ben evlendim sen neler yaptın kimbilir umrumda da değil gözüm yok Allah yolunu açık etsin de; ya Allah rızası için defterim duruyorsa bi ses versen de bana göndersen; kargoyu karşıdan ödemeli gönderebilirsin, sıkıntı yok :))

14 yorum:

  1. kızm şimdi salla gururu falan dabulalım şu veledi çok heycanlı ya
    merak ettim şimdiii

    YanıtlaSil
  2. oha süpermiş ya. bırak gurur filan, adını soyadını ver, ben Ham,de takliti yaparak mail neyim atayım. yahu face yok mu bu ex'te? evli barklı kadınsın, yanlış anlaşılmaz ki ileitşime geçmen :)

    YanıtlaSil
  3. roman süpermiş yazıyı okurken krize girdim inşallah gönderir ;)

    YanıtlaSil
  4. haha cok güzel bir yazi yine :)

    hikayen de cok heyecanliymis ya,keske devami olsaydi...aklinda degilmi devami ? yine yazarsin :)
    ya da o ex'ini elbirligiyle arayalim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. devamı için ilham gelmemişti o zaman hem konunun bütünü o defterde onsuz gelmez ilham felan :DD

      Sil
  5. bence el birliğiyle bu adamın izini bulalım yazık olmuş canııııımmm hikayeye çok heycanlıydı ,face'si falan yokmuymuş ya araştırıp bulalım bu adamcağızı,hatta serci enişte sana kızıyosa ismi deşifre et biz bulalım :D :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o zaman kızllaaaar operasyon başlasııın :D

      Sil
  6. sen hikaye konusu olarak "yazar olmaya çalışan kızın denemeleri" belirlesen daha başarılı olur zannımca ;)

    YanıtlaSil
  7. Giriş güzelmiş, devamını da çok merak ettim. İnşallah atmamıştı da sana döner kitabın canım :)

    YanıtlaSil
  8. Tamam gençler bulacağım bi şekilde o defteri , sanırım annemlerin evinde yatağımın altında falan :) izmir ilk gittiğimde gönderirim. :D

    YanıtlaSil

"In three words I can sum up everything I've learned about life: It goes on"
Robert Frost