24 Ağustos 2012 Cuma

Dansa Davet...

Nihayet cumayı getirdik diyerek başlamıyorum bu sefer; zira yukarıdakine ayıp olacak haftaya çarşambadan başlayınca nankörlük etmeyelim di mi :) Mis gibi cuma, haftanın son iş günü, herkes planını yaptı haftasonu için, ohh ne güzel... Günün anlam ve önemine binaen eğlenceli bir yazıyla kapatalım haftayı!!

Çoğunuzun okuduğu ancak benim kitap almam yasak olduğundan henüz okuyamadığım 80'ler ve 90'lar kitaplarında mutlaka o dönemin çocuk oyunlarına değinilmiştir. Geçenlerde Reyhan da yazmıştı bir yazısında zamanında oynadığımız oyunları. Geçenlerde de bir aile buluşmasında gençler olarak sohbet çocuk oyunlarına geldi, peheeeeyyy neler oynamışız dedik. Şehirden şehire oyunların adı değişse de oynanan oyunlar ve kurallar hep aynıymış. Hayır, o zaman youtubedur facebooktur onlar da yok; nasıl globalleştirmişiz acaba oyunları? Baksana İzmir'de büyüyen de, Kayseri'deki de, Mardin'deki de biliyor o yıllarda oynadığımız oyunları. Sanırım sebebi oyun parklarında "kızım hadi sen in de biraz da benim kızım sallanıversin biz uzaktan geldik bak misafir sayılırız" deyu bizleri salıncaktan indirip kendi suratsız çocukta bindiren teyzeler ve o meymenetsiz çocukta gizli. Çünkü o sümüklü kıza salıncak verildiği an beslenen nefret, kızın mahallede kalış süresi ile ters orantılıydı. Bir süre sonra kızla arkadaş olunur, oynanan oyunlara katılmasına izin verilir, sonra o kendi yaşadığı yerdeki oyunları öğretir, böylece oyun dağarcığına bir tanesi daha katılmış olurdu. Evet evet eminim oyunların yurt genelinde böyle yayıldığından :)


Neyse benim zamanımda özellikle de ilkokulun son yıllarında oynadığımız bir oyun vardı: Dansa Davet... Hatırladınız mı? Eşit sayıda kız ve erkekten oluşan iki grup yapılır. Oyuna başlayan takımdaki(kızlar olsun) her kız karşı takımdan bir erkek seçer, sonrasında erkeklerimiz birer birer hangi kız tarafından seçildiğini tahmin ederek onun yanına gelip "dansa davet" der. Eğer doğru kızsa, kız onun elinden tutar bi kenara geçilir. Bilemezse de kız erkeğe "ayağımın altı 36" der!!! Nitekim sona kalan çift diğer çiftlerin ellerini birleştirmek suretiyle yaptığı tünelden** geçer, geçerken de sırtına bir ton yumruk yerdi. Tam olarak böyleydi bu oyun! Aslında hiç de adil olmayan bir oyundu; bi kere her iki tarafta seçim yaparken hoşlandığı kızı/erkeği seçerdi, kaza bela grupta böyle bir ilişki içinde olmayan varsa her oyunda o ikili yerdi yumruğu. Bir de mesela Nefaset Rıfkı'dan hoşlanıyor ama platonik diyelim. Seçim yapılırken bu durumdan haberi olmayan Ayşe Rıfkı'yı seçerse, Nefaset'in en büyük düşmanı olur çıkardı. "Acaba o da mı seviyo Rıfkı'yı, evet evet seviyo gibi baksana nasıl da gülümsüyo, heh Rıfkı da ilk hakkında bildi, demek o da onu seviyo, Allahım hayat ne kadar acımasız hemen bir kutu aspirin içip kendimi öldürmeliyim" düşünceleri akıldan geçirilirdi :DDD Kızlarda böyle entrikalar içerisinde oynanan oyun, erkekler cephesinde tamamen dayak yememe üzerine odaklanmış bir strateji oyunuydu. Zira onlar kendileri seçilen tarafsa tüm kızların gözlerine bakıp, kendisine alık alık bakanı seçip giderdi. Ve evet, doğru çıkardı. Seçen taraf olduklarındaysa tamamen random, kah alfabetik eşleşme kah "bu sefer de onu ben seçeyim" kafasında seçimler yapıp kız takımının aşk haritasında karışıklık yaratırlardı. 

Yaptığım bu analize rağmen hala daha neden reddederken "ayağımın altı 36" gibi manasız bir laf söyleyip ayağımızın altını gösterdiğimizi hiiiç bilmem. Kesin o meymenetsiz şehir dışından gelen tiftik saçlı kızın işi, k*çından uydurdu, bütün mahalle de kandı, mal gibi bir nesil bu güzelim flörtleşme oyununun bir yerinde bu mantıksız lafı en az bir kez söyledi!!! Şimdi o kız büyüdü ve hepimizin hayatında. Eskiden uzaktan gelir bindiğimiz salıncağımızı alırdı, artık kocamızı, sevgilimizi alıyor, bindiğimiz dalı kesiyor aşifte :DDDDDD


Bu arada bu kadar yazıdan sonra merak edenlere, ben o yaşlarda sınıfta kimden hoşlanacağıma bir türlü karar veremediğimden tünelden geçip yumruk yerdim sırtıma :((

Sabrınız için teşekkürler sevgili okur... Yazarınız bu akşam itibariyle tatile çıkıyor ama kah önceden hazırladığım bant kayıtlarıyla kah canlı bağlantılarla sizlerle olmaya devam edeceğim :)) 

Hepinize iyi haftasonları

Sevgiler =^_^=

** Bahsedilen tünel aynı zamanda düğünlerde kına yakılırken davetliler tarafından mum tutmak suretiyle de yapılır, gelinle damat altından geçer.

25 yorum:

  1. iyi tatiller güzel yazarımıza
    çok sevimli de bir post olmuş
    bu arada dansa davet okulda oynardık ve hiç istediğim çocuk gelmezdi :S

    YanıtlaSil
  2. Ben bilmiyorum bu oyunu yaaaa :)) Ama bende o aşiftelere salıncak için yer verdim. Binmesini biliyorlarda inmesini bilmiyorlar :))

    İyi tatiller bitanem, huzurla git gel :*

    YanıtlaSil
  3. hatırladım şimdi okuyunca bu oyunu nasıl güzel yazmışsın :))
    Uzun tatil mi? iyi tatiller.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak sen de oynamissin yaşasın oyun globalligiiii ;)

      Sil
  4. Allahım ya nerden buluyosun bunları ama bravo he her seferinde okurken gülümsetmek her yiğidin harcı değil:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah tullycim çok teşekkür ederim ;) öyle yazıyorum guluyosaniz ne mutlu bana ;)

      Sil
  5. Tatile gidiyorum kısmını okuyunca çok kıskandım bee :)

    hahha iyi tatiller canım!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çalış senin de olur yevrucuuum ;)

      Sil
  6. haha :D
    çok sever ve çok oynardık biz de! hatta zil çalar çalmaz oynadığımız duvara ilk giden kızsa kızlar, erkekse erkekler önce seçme hakkına sahipti.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa biz onu yaptık mi yapmadık mi hatırlamıyorum valla :p

      Sil
  7. Dansa davet çocukluğumun oyunu,şimdiki çocuklar biliyor mu acaba=)

    İyi tatiller tatlım;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nerde bilecek şimdiki bebeler be canim...

      Sil
  8. ayy biz de az oynamıyorduk. sonunda hep kızlar birbirine küser veya sataşır, erkekler de uzaktan bize kıs kıs bakıp gülerlerdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yaaa iste kız tarafında hep kavga çıkardı ;)

      Sil
  9. Ya eski anılarım deprestiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel yazı amacına ulaşmış demekki ;)

      Sil
  10. valla cok adaletsiz bir oyudu herkesin cifti belliydi zaten:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. di mi aysunum yaaa haksızlııııkkk

      Sil
  11. canımsın, bizim köye kadar gelememiş bu oyun ya , benim haberim hiç olmadı böyle bir şeyden , yoksa o yıllarda ısrarla platonik takıldığım çocuğu kendim dansa kaldırırdım:))

    YanıtlaSil
  12. aahahahah allah iyiliğini versin ya nerden de aklına gelir böyle şeyler :) ben de oyunların nasıl ordan oraya ulaştıgını anlayamıyordum sen sebebini çözmüşsün bebiş. oyunu biz de okulun bahçesinde çok oynardık ama hiç böyle detaylı hatırlamıyorum.
    güzel bir çocukluk geçirdik bence şimdiki çocuklar hiç bir oyun bilmiyorlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen Canim bilmiyorlar valla yazık onlara... Biz neler neler oynamıştiiiiikkkk

      Sil
  13. Ben çok yaşlıyım herhalde kuzum, çünkü bu oyunu hiççç oynamadım. Bu arada şu anda aynı kitabı okuyoruz. İyi tatiller bi de :)

    YanıtlaSil

"In three words I can sum up everything I've learned about life: It goes on"
Robert Frost