30 Ocak 2013 Çarşamba

An'lar...


Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, 
İkincisinde, daha çok hata yapardım. 
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. 
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, 
Çok az şeyi 
Ciddiyetle yapardım. 
Temizlik sorun bile olmazdı asla. 
Daha çok riske girerdim. 
Seyahat ederdim daha fazla. 
Daha çok güneş doğuşu izler, 
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. 
Görmediğim bir çok yere giderdim. 
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. 
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. 
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. 
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. 
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten. 
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. 
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan, 
Gitmeyen insanlardandım ben. 
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. 
Eğer yeniden başlayabilseydim, 
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. 
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. 
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, 
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer. 
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum... 
ÖLÜYORUM...

Jorge Lois Borges’in bu güzel şiirini Fidomun son yazısında okumuştum. Hani bazı sözler, yazılar, şarkılar vardır normal zamanda pek de bir anlam ifade etmez size, okursunuz, dinlersiniz, güzelmiş der devam edersiniz. Ama bazı zamanlarda da rehberiniz olur bu yazılar, şarkılar. Kendinizi bulursunuz, benim için yazılmış dersiniz. Notlar alırsınız, yazarsınız unutmamak için.

Şu sıralar bana öyle oluyor. Aynı bu şiirde olduğu gibi birçok şiir ve şarkıda yaşadıklarımla ilgili şeyler buluyorum, bazen onlara göre yol çizmeye çalışıyorum.

Benim için de artık yeniden başlıyor hayat, Borges yeniden başlayabilseydim eğer diyor ya, ben başlıyorum. Ve inanın, her bir satırda yazanı yapmak istiyorum. Daha çok gezmek, daha az üzülmek, çokça gülmek istiyorum; “Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.” aynen öyle yapmak istiyorum. Şanslıyım ki ben 25 yaşındayım, yeniden başlamak için erken yıllarındayım ömrün. Yarına çıkacağımızın bile meçhul olduğu bu hayatta “an” yaşanması en değerli zaman dilimi…  Siz de öyle yapın, sadece an'ı yaşayın ve her daim kocaman gülümseyin; aynı benim her şeye rağmen yaptığım gibi :)


16 Ocak 2013 Çarşamba

Ben...




Ben;
Benden olgun isterim karşımda!
Benden dürüst,
En ufak dalgada,
Arkasını dönmeyecek kadar olgun.
Arkamı döndüğümde,
Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.
Bir o kadar cesaretli olmalı.
Yağmurdan ıslanıp fırtınadan kaçmamalı.
Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
İşine gelince sevip,
Zoru görünce bırakmamalı!...

Can Yücel

14 Ocak 2013 Pazartesi

Okunacaklar_2013 vol#1

Kaynak


Ve işte beklenen 2013 listesi... Bakalım bu yılki performansımla bunları bitirebilecek miyim?
1- Sen ve Ben - Niccoli Ammanti (OKUNDU)
2- Kırmızı Defter - Paul Auster
3- Satranç - Stefan Zweig
4- Hayvan Çiftliği - George Orwell
5- Venedik'te Ölüm - Thomas Mann
6- Sineklerin Tanrısı - William Golding
7- Paranoya - Tami Hoag
8- Psikopat - Tami Hoag (OKUNDU)
9- Gözlerini Sımsıkı Kapat - John Verdon
10- Sinestezya - Jeffrey Moore
11- Genç Werther'ın Acıları  - Goethe
12- Madame Bovary - Gustave Flaubert
13- Bütün Masallar, Bütün Öyküler - Oscar Wilde
14- Mucizeler Dükkanına Dönüş - Debbie Macomber
15- Hayatını Seç - Mert Çuhadaroğlu
16- Efrasiyab'ın Hikayeleri - İhsan Oktay Anar
17- Serenad - Zülfü Livaneli
18- Bıçak Sırtı - Tess Gerritsen
19- Siliniş - Tess Gerritsen
20- İkiz Bedenler - Tess Gerritsen
21- Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali
22- Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
23- Balta - R. N. Morris
24- Macbeth - Shakespeare
25- Bir Yaz Gecesi Rüyası - Shakespeare
26- Othello - Shakespeare
27- Hırçın Kız - Shakespeare
28- Beyaz Eldiven Sarı Zarf - Celil Oker
29- Bira, Kadın ve Şahane Hatalar - Shawn Harris
30- Ölüm Pornosu - Chuck Palahniuk
31- Kiralık Adam - Yazgülü Aldoğan
32- Pigme - Chuck Palahniuk
33- Acı Hayat - John Steinbeck
34- Aslında Giden Erkek Yoktur - Seda Diker
35- Kılavuz - Clive Cussler
36- İstanbullular - Buket Uzuner
37- İdamlık Suçlar - Lawrence Sanders
38- Bir Maniniz Yoksa - Ayfer Tunç
39- Buz Gibi Soğuk - Tess Gerritsen
40- Sevgi Yolu - Gwen Cooper
41- Son Ahit - David Gibbins
42- Piruze - Sinan Akyüz
43- Bir Şehir Varmış Bir Şehir Yokmuş - Özlem Özyurt
44- Hayata Yetişmek - Aslı Solakoğlu
45- İlişki Sanatı - Osho
46- Paramparça - Karin Slaughter (OKUYORUM)
47- Aşk Özgürlük Tekbaşınalık - Osho (OKUNDU)
48- Meleklere İnanmak - R.J. Ellory (OKUNDU)
49- Gözleri Açık Sevmek - Jorge Bucay/Silvia Salinas (OKUNDU)
50- S*ktir Et - John Parkin (OKUNDU)

Agatha Christie Serisi:
51- Üç Perdeli Cinayet
52- Lord Edgware'i Kim Öldürdü
53- Cesetler Merdiveni
54- Bilinmeyen Hedef
55- Hollow Malikanesi Cinayeti
56- Ölüm Diken Üstünde
57- Ölümün Tam Zamanı
58- Mavi Trenin Esrarı
59- İskemlede Beş Ceset
60- Ölüm Büyüsü
61- Sonuncu Kurban
62- Köşkteki Esrar
63- Nil'de Ölüm
64- Miss Marple'ın Son Maceraları
65- Ölüm Oyunu
66- Üçüncü Kız
67- Cenazeden Sonra
68- Kanatların Çağrısı
69- Cinayetler Kulübü
70- Ölüm Diken Üstünde
71- Bayan McGinty'nin Ölümü




9 Ocak 2013 Çarşamba

Baklava Cenneti :))

Haftayı kar, kış, kıyamet, deprem derken yarılamış bulunuyoruz sayın okur. Kaldı iki gün diyerek göbecikler bile atabiliriz, hakkımız. Her ne kadar hava ayaz mı ayaz elleri ceplere de koyamıyor olsak da totoyu koruyalım diye, içinizi ısıtacak mucizevi bir tatlıdan bahsedeceğim size: BAKLAVA...
Baklava hepinizin bildiği gibi incecik kırkkat açılan uyfkanın arasına boool malzemos(tercihen ceviz ya da antep fıstığı) serpilerek pişirilen sonra da cossss diye şerbeti dökülen mucizevi Türk tatlısı. Ağzınız sulandı biliyorum, ben de aynı durumdayım. Zira şerbetli tatlı sevmesem de baklavanın yeri ayrıdır bende, ona midemde her zaman yer vardır :) İşte Mens Fitness dergisinin yazarı Joe Warner nasıl baklava yapılır onu anlatmış bu ayki sayıda. Hem de bunu 12 hafta boyunca fotoğraflamış.


Adam övgüyü hak ediyor, zira bu süreçte 8 kilo yağ yakıp 10 kilo kas yapmış. Haftada 4 gününün 1 saatini fitness'a ayıran Joe kardeş, beslenmesine de bu süreçte dikkat etmiş tabii ki.


İşte bunun sonucunda da böyle harika bir baklavalar ortaya çıkmış ki, yiğidi öldürmeden hakkınızı yemekte serbestsiniz :)

Haberi Milliyet'ten aldım, Joe'nun fotolarının ardından bir baklava cennetinin fotoğraflarını koymuşlardı ki, onları da bu öğle vaktinde sizlerle paylaşmadan geçemeyeceğim. Bakın da en azından gözümüz doysun be sevgili okur :):) (Kaynak: Milliyet, burda daha fazlası var :p)

Heykel gibiler maşallah :)


Allah sahiplerine bağışlasın :p
Mavili kızın kırıtmaya bak sen :p

Şu garibimin mutluluğa baksana :):)




7 Ocak 2013 Pazartesi

Paulo Coelho - Zahir



Taa fi tarihinde okumuştum Zahir'i, bir türlü fırsatım olmadı yazmaya... Yazmadan da geçmek istemedim, malum Paulo Coelho yine çok güzel dersler veriyor. Kitap Coelho'nun oldukça eski kitaplarından, birçoğunuz zaten okumuştur. Bana arka kapak yazısı ve altı çizili cümle yazmak düşüyor :)

Arka Kapak:

'Seni kendimden bile daha çok seviyorum.' Eğer bunu söyleyebilirsem kendimle barış içinde yaşamayı sürdürebilirim, çünkü bu aşk beni rehin aldı.

Ünlü, başarılı, zengin bir yazarın savaş muhabirliği yapan karısı Esther bir gün ansızın ortadan kaybolur. Esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa kocasını mı terk etmiştir? Çok sevdiği karısını bulmak için yanıp tutuşan yazar, Esther'in en son birlikte görüldüğü Kazak genci Mikhail'le birlikte Fransa'dan İspanya'ya, Hırvatistan'dan Orta Asya steplerine uzanan bir yolculukta bulur kendini. Bu büyülü yolculuk giderek bir 'iç yolculuğa' dönüşecek, yazar yazgının gücü ve aşkın doğasını yeniden keşfedecek, yaşamına yeni değerler biçecektir...Zâhir'i okuduğunuzda, kader, ün ve evlilik hakkında yeniden düşünmeye başlayacaksınız.

Altı Çizili Cümleler:

"İranlı bir bilgenin dediği gibi: Aşk kimsenin kurtulmak istemediği bir hastalıktır. Buna yakalananlar asla iyileşmek ve bu yüzden acı çekenler de tedavi olmak istemezler." sy: 312

"Bence aşk ve bağlılık el ele ilerler." sy: 213

"İki insan evlendiğinde hayatlarının geri kalanı boyunca, donmuş gibi bir arada kalmalılar."  sy:136

"İnsanlar bir sorunun üzerine gitmeye karar verir vermez düşündüklerinden çok daha fazla yetenekli olduklarını fark ediyorlar." sy:126

"Aşk evcilleştirilmiş bir güçtür. Onu kontrol etmeye çalıştığımızda bizi yok eder. Onu hapsetmeye çalıştığımızda o bizi esir alır. Onu anlamak için çabaladığımızda kendimizi kaybolmuş ve şaşkına dönmüş hissetmemizi sağlar." sy: 96

"İnsanlar bizi övdüğünde, nasıl davrandığımıza daima daha fazla dikkat etmeliyiz." sy: 74

"Sadakat nedir ki? Zaten benim olmayan bir bedene ve ruha sahip olma duygusu mu?" sy:50

"Biz insanların iki sorunu var: Birincisi ne zaman başlamak gerektiğini, ikincisi ise ne zaman duracağını bilmemek." sy:42

3 Ocak 2013 Perşembe

2012'de okuduklarım...

Buenos Dias muchos :) Salı kılıklı perşembe gününden merhaba ya da Hola ;) Hiiiç haftasonuna bir gün kaldı sevin işte demeyin, haftasonu iki günde de eğitimimim var, sabahın kör vaktinde kalkıp gecenin kör karanlığında gelip pazartesi tekrar işe gideceğim :( Neyse bu konuyla daha fazla kendimi üzmeyeyim yoksa bileklerimi kesmekle başlayan işkencem, çeşitli Dextervari eylemlerle devam edecek!!

Sebeb-i birleşmemiz şahsımın 2012'de okuduğu 81 adet kitabı kamuoyuyla paylaşmak istemem. Sanırım bir yıl içinde ilk kez bu kadar fazla sayıda kitap okudum, tabii bunda yılın ilk 6 ayını işsiz güçsüz geçirmemin de katkısı vardır, olabilir :) 2013'teki hedefimi biraz çekingen belirledim, hem biraz daha sindirerek okumak istediğimden hem de gözlerimin sağlığı selameti adına :) 2013'te 60 okur muyum dersiniz :p

PS: Aşağıda 81 kitabı ve yazarı tek tek yazmaya üşenip tuttuğu excelin ekran görüntüsünü alan utanmaz üşengeç bir bünyeyi göreceksiniz, haberiniz olsun :p

1 Ocak 2013 Salı

2013'e bir sürprizle merhaba...!!!

Yeni yılın ilk postundan hepinize merhaba!!! Acısıyla tatlısıyla 365 günü geride bıraktık, 365 günlük yeni bir kese ile başladık 2013'e... Kimimiz verimli harcayacak kesedeki günleri, kimimizse fark etmeden har vurup harman savuracak belki de. Ama nasıl geçirirsek geçirelim yapmamız gereken tek şey anı yaşamak sanırım. Gelecek için kaygılanmadan, geçmiş için yazıklanmadan her gün son günmüşçesine kalkmalı her sabah yataktan. Ve önemlisi kimse unutmamalı ki bu hayatta kendimizden değerli başka hiçbir şey yok!!

Böyle epic bir girizgahtan sonra sebeb-i ziyaretimden bahsedeyim biraz da. Biliyorsunuz 2012'de bol bol yazmaya çalıştım, sadece blogda değil yer alabildiğim online/real oluşumların içinde çiziktirdim bir şeyler. Bu çabam sonucu içinde yer almaktan çok memnun olduğum okuryatar sitesinin daimi yazarların biri olup kadroya girmiştim.  

Okuryatar'ın ardından 2013'ü daha önceden de konuk yazar olarak yazı yazdığım Blogum Dergisi'nde daimi yazar olarak yazmaya başladığım haberiyle açıyorum. Bundan böyle her ay online olarak yayınlanan Blogum Dergisi'nde alıştığınız yazılarımı okuyacaksınız. Yazılarıyla, yazarlarıyla, tasarımıyla kısa zamanda büyük işler yapan Blogum Dergisi'nde yer alıyor olmak inanın insanlık için küçük bir adım olabilir evet, ama benim için gerçekten büyük bir adım...


"""

YÜREĞİNE GÜVEN
Yeni bir yıla girdiğimizde, geride bıraktığımız yılın muhasebesini yaparız hepimiz. Yaşadıklarımız, yaşayamadıklarımız, sahip olduklarımız, olamadıklarımız, gezip gördüğümüz yerlerle gitmeyi ertelediklerimiz, kısacası bir yılımızı dolduran her şeyi değerlendiririz. İsteyip de yapamadıklarımıza yazıklanırken, başardıklarımızla gurur duyarız.


İşte ben de kendi adıma bu muhasebeyi yaparken çok sevdiğim Susanna Tamaro’nun Yüreğinin Götürdüğü Yere Git adlı kitabı geldi aklıma...."""



Ocak yazımın devamı(Sy:20) ve diğer yazarlarımızın yazıları için buyrunuz: