25 Ekim 2013 Cuma

Yazı Dizi'si #29 - UNDER THE DOME


Haftanın son gününe yeni bir dizi tavsiyesi yakışır diye düşünerek sizlere Under The Dome'u tanıtayım diye düşündüm sevgili okur. Bakalım beğenecek misiniz?

·         Alcatraz
·         Being Human
·         Breaking Bad
·         Breakout Kings
·         Boardwalk Empire
·         Borgias
·         Californication
·         Coma
·         Dexter
·         The Event
·         Falling Skies
·         Game of Thrones
·         Homeland
·         The Killing
·         Luther
·         Nip/Tuck
·         The Newsroom
·         Person of Interest
·         Pacific
·         Rizzoli & Isles
·         Sherlock Holmes
·         Spartacus
·         Suits
·         The Walking Dead
·         2 Broke Girls
·         The Following
·         Ripper Street
·         Black Mirror
·         Hannibal

·         Hemlock Grove
·         Rectify
·         The Fall
·         Under The Dome

·          Low Winter Sun
·          Arrow
·          Siberia

UNDER THE DOME



Dizinin Künyesi
Yapım Yılı: 2013 TV Series
Kanal: CBS
Oyuncular: Mike Vogel(Dale 'Barbie' Barbara), Rachelle Lefevre(Julia Shumway), Natalie Martinez(Şerif Linda Esquivel), Britt Robertson(Angie McAlister), Alexander Koch(Junior Rennie), Colin Ford(Joe McAlister), Dean Norris(Big Jim Rennie)
IMDb Puanı: 7,2

SHDb Puanı: 7.0

Dizinin Konusu


Chestersmill kendi halinde sakin bir kasabadır. Kasabanın şerifi ve meclis üyesinin kurduğu güven ortamında herkes görünürde mutlu bir yaşam sürmektedir. Ancak bir gün kasabanın üzerine görünmez bir kubbe yerleşir. Saydam olan bu kubbenin dışına çıkmak ya da dışarıdan içeriye girmek imkansızdır. Manyetik bir dalga yayan kubbeye yaklaştırılan elektronik tüm cihazlar bozulmaktadır. Telefonlar çalışmaz, elektrik hatları hasar görür, kısacası Chestersmill dünyadan soyutlanmış bir bölge haline gelir. Bu olayın ardından kasabaya kaos hakim olur, saklanan sırların tümü ortaya çıkar. Kubbenin verdiği mesajları yorumlayan dört genç, kubbeyi ortadan kaldırmanın yolunu aramaya başlar. 

Stephen King'in aynı adlı romanından uyarlanan Under The Dome (Kubbenin Altında) tam bir King klasiği aslında. İzlerken güven duygunuzu sorgulayıp, psikolojik olarak geriliyorsunuz. King'in kitaplarının bir çoğunun ortak noktası olan doğaüstü güçler ve sırlar burada da başrol oynuyor. Gerçek hayatta böyle bir olay yaşanmayacağına mantığınız inansa da izlerken bazı sahnelerde 'acaba' dediğiniz oluyor. Eğer Kingsever iseniz rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir dizi :)

PS: Dizinin cast ekibi çok başarılı bir iş çıkarmış. Hatunlar çok güzel, adamlar bir içim su. Özellikle de Barbie lakaplı Mike Vogel yeme de yanında yat cinsten ^^ 


İyi seyirler
Mutlu haftasonları


22 Ekim 2013 Salı

İyİ Ki DoĞduM



26 yıllık bir ömürdü benimkisi, 25 yılı ayrı sonraki 1 yılı apayrı geçen.
Bir önceki yaş günüme bakıyorum da,
Etrafımda olanlara, kutlayanlara, hediyeler alıp, kulağıma sevgi sözcükleri fısıldayanlara,
Şimdi hiçbiri yok.
Bana hayatımın en büyük kazığını atıp gittiler çünkü.
Üzülüyorum.
Üzülüyorum da, sanmayın ki o kişileri kaybettiğime yanıyor içim.
Üzülüyorum çünkü 25. yaş günümü hatırladığımda hep onlar gelecek aklıma.
O insanlar ve bana yaşattıkları...
Ne hakları vardı oysaki benim, sadece benim olan o günü kirletmeye.
Ama düşününce,
Kir dediğin nedir ki,
Suyla, sabunla geçtiği gibi kumaştaki kirin,
Hayatımızdaki kirler de gözyaşlarımızla geçiyor işte.
Zaman çitiliyor bir güzel,
Sonra serip kuruması için bırakıyor en güneş alan yere.
O güneş işte bizim gibilerin yüzünü güldüren.
Zamanın astığı o yerde, güneşe karşı umutla bakıyoruz,
Bakıyorum...
Evet kazık yedim, aldatıldım, kullanıldım belki.
Ama tecrübelerim en büyüğüne sahibim artık.
Kirlerinden arınmış kalbimle yoluma devam ediyorum.
Daha güçlü, daha mutlu, daha umutlu.
Belki de hayatımın en zor yaşıydı 25...
Yaş 35, yolun yarısı demiş ya Üstat,
Benim için yolun yarısı on yıl evvel geldi, farkındayım.
Ama yine de en çok hangi yaşını sevdin derseler günün birinde,
Eminim ki göğsümü gere gere 25 diyeceğim.
Çünkü hayat benden tek bir şey alırken,
Paha biçemeyemeceğim şeyler verdi.
Tecrübeler, dostlar, arkadaşlar...
Bakış açımı değiştirdi, 
Daha mutlu daha umutlu bir insan yaptı beni.
Gülen hatta bazen çok gülen,
Ağlayan hatta bazen çok ağlayan,
Seven, çok seven ama bağlanmayan,
En çok değeri kendine veren,
Ailesine, dostlarına daha çok zaman ayıran,
Bugünün işini yarına bırakmayan,
Ne olursa olsun anı yaşayan bir ben var artık.
Bu sebepledir ki,
25. yaşımda çok üzüldüm çok kırıldım çok yıprandım ama,
En çok da onu sevdim be...
Şimdi 26 oldum, yaşlandım bir yıl daha.
Yeni yaşım için tek isteğim,
Karşıma benim gibi insanlar çıkarsın.
Arkadaşlarımla, dostlarımla, ailemle
Sağlıklı, mutlu bir yaş geçireyim.
Güleyim, gezeyim, eğleneyim.
Güzel insanlarla hatırlanmaya değer anılar biriktireyim.
En nihayetinde canlarım,
İyi ki doğmuşum.
Nice mutlu yaşlara....

/HT/


11 Ekim 2013 Cuma

#mybestfriendswedding vol8473

Hani bi laf vardır 'buralar eskiden dutluktu' diye, heh işte benim yakın arkadaşlarımda çok değil bundan iki yıl önceye kadar hep bekardı. Aralarında ilk evlenenin ben olmamdan mütevellit ayakkabımın altı Orhun Yazıtları gibi isimle doluydu. Sonra ne mi oldu? Bildiğiniz üzere ben ayrıldım, ama bahsettiğim bu arkadaşlarımın hepiciği patır patır evlenip yuva kurdular. Ben de artık dalga geçmeye başlamıştım: "Baktım sizin evleneceğiniz yoktu ben evleneyim de ayakkabımla şunların kısmetini açayım sonra da boşanırım dedim" diye... Neyse efendim uzatmayayım, son kale de geçen hafta Ankara'da yıkıldı, bir düğünü daha yaptım geldim. Beni takip edenlerin tanıdığı Gül beybim Can beyimizle evlendi. Onlar kerevetine ererken bana da düğünde bol bol eğlenmek düştü. Kızkardeşim evleniyormuşçasına duygulandım yine, darısı @dus_kizi'min Zero'mun başına inşallah... Ben mi? Hiç güleceğim yok idi :D

Düğün öncesinde de Ankara'daki #kitapagaci sakinlerinin katılımıyla gerçekleşen kahvaltı organizasyonuna katıldım. Çok güzel ev sahipliği yaptılar, instagramdan takip ettiğim birçok minnoş kişiyle yüz yüze tanıştım. Bana evimde hissettiren @fatoniko'cuğum ile @morrje'ye ve bütün #kitapagaci sakinlerine çok teşekkür ediyorum ^.^


 



 















3 Ekim 2013 Perşembe

Kendini sev...!!!




Güçlü olmak zorundasın. 

Sen kendini korumazsan, sen kendini sevmezsen, kimse seni sevmeyecektir.
Egona sarıl.
Narsist ol, egoist ol, asi ol, umursamaz ol.
İnsanlara değer vermemeye çalış. Veriyorsan da pek göstermemeye çalış.



Seveceksin. Mutlaka bir adam çıkacak ve ömrünü onun dudaklarının arasında, teninin kokusunda, bakışlarının renginde geçirmek isteyeceksin. Yapma. Üzüleceksin


Gerçi bunu bilsen de elinde olmayacak "o" adamı bulduğunda. Ne kadar dik dursan da, ne kadar önemsememeye çalışsan da, gireceksin alanına. Sonunu bil yine de. Dayanamayıp gösterdiğin sevgi, verdiğin değer tokat olup suratına çarpacak. "O" farklı sanacaksın, ama sonunda rolüne ihanet ettiğin için, birine kendin kadar değerli bir şeyi tamamen açtığın için üzüleceksin. 



Mühim olan bundan sonrasını bilmen. Ağlamaktan korkma. İçip içip kusmaktan korkma. Acı içinde kıvranmaktan korkma. Bunları yaşaman lazım. Ama sakın yerinde kalma. Arkanı dönüp gitmeyi bilmen lazım. Yoksa acı çektiğin için söylenmeye hakkın kalmaz. Yoksa kendine saygın kalmaz. Sen kendine saygı duymazsan, kimse sana saygı duymaz..


Biri gitmek isterse, kapıyı tarif et. Biri beni üzdün derse, sadece onun için bir nefes çek sigarandan, daha fazlasını yapma. Biri seni seviyorsa, kartlarını açık oyna. Kimseye vereceğinden fazlasını vaad etme. "Seni sevmeyeceğim" demekten korkma.



Aynadaki sen'i sev. İstersen şişman ol, istersen dudakların incecik olsun. Sorun değil...



Korkma! 



Kendini ezdirme! Yoksa ayağa bir daha hiç kalkamazsın. İnsanların ne söyleyeceği önemli değil. Sokakta sigara içmek istiyorsan, içeceksin! Beline kadar yırtmacı olan bir eteği giymek istediysen bir an bile, giyeceksin. Önemli olan sensin.



Kendin için yaşayacaksın. birileri sana tapacak. Alışacaksın. Bunlar seni mutlu bile etmemeye başlayacak. Belki doyumsuz olacaksın, hep daha iyisi için uğraşacaksın. Ama bu kötü bir şey değil. Azıcık ilgi ile, tüm ömrünü adayan kadınlardan beş gömlek üstün olacaksın. 


Muhtemelen yalnız öleceksin, etrafında hep birileri olsa bile. En azından, her zaman kendinle gurur duyacaksın...



Kendini sev.




ÇÜNKÜ SENDEN BAŞKA BUNU HAK EDEN KİMSE YOK!

/Anonim/