24 Şubat 2014 Pazartesi

Mutsuz Aşk Vardır


İnsanın bir sürü hayali oluyor değil mi ömrü boyunca! Üniversite okumak, iş bulmak, evlenip çoluk çocuk sahibi olmak elle tutulup gerçekleştirebilir olanlar mesela. Bir de uçuk hayali vardır herkesin, kimimiz pop star olmak ister mesela, kimimiz stadyumda evlenme teklifi almak... Benim de havai hayallerim vardır gençlik yıllarımdan beri. Mesela Fenerbahçeli bir futbolcu ile evlenmeyi umut ettim yıllarca, tutmadı :) Fenerbahçe kulübünde çalışayım istedim bir süre, o da şimdilik olmadı. Enrique Iglesias konserinde beni sahneye çıkarsın dedim, 16 yaşında atarlı bir ergeni aldı sahneye. Yıllar geçip hayal kırıklıklarına uğradıkça geriye iki hayalim kaldı hepi topu. Biri günün birinde hayran olduğum saygı duyduğum çok sevdiğim adam Aykut Kocaman ile tanışabilmek, diğeri ise bir gün bir kitap yazabilmek...

Aykut Hoca ile tanışmak konusunda gariptir ama içimde güzel bir his var; inanıyorum o güzel adamı tanıyacağım günün birinde. Kitap konusuna gelince...

Kafamda belli fikirler var, ama önce kariyerim için kritik bir yıl olan 2014'ü atlatmam gerekiyor. Sonrasında yapmayı planladığım daha doğrusu yazmayı planladığım şeyler var. Ama onun öncesinde ısınma turu olarak nihayet basılı bir yayın olarak bir yazım raflarda iki haftadır. Amatör yazarların dostu Yitik Ülke Yayınları'ndan çıkan Mutsuz Aşk Vardır kitabında benim de bir öyküm yayınlandı. 2 sayfalık kısacık bir şey aslında, ama benim için anlamı oldukça büyük. Kitabı elime alıp, benim öykümün olduğu sayfayı açıp 'Hamide Tekin' yazısını görünce itiraf ediyorum oldukça gururlandım. Düşünsenize, bir sürü insan benim yazdığım satırları okuyacak, belki hüzünlenecek, belki sinirlenecek, belki de bir cümlemden birçok şey çıkaracaklar. Bunu düşünmek bile oldukça mutluluk verdi bana. Ve uçuk bir hayalimi kısmen de olsa gerçekleştirebilmiş olmanın iç huzuru da paha biçilemez. 

Kitapta 'Atkılı Çocuk' öyküsü ile çıktım karşınıza. Öykü kurgu değil, başımdan geçmiş yaşadığım kırık bir aşk öyküsü. Sadece isimleri değiştirdim, o kadar. Yaşadığımda 17 yaşındaydım, ama dokuz yıl sonra yazarken bile içim sızladı ilk aklı başında aşkımı tabiri caizse gömerken. Umarım siz de okuyunca beğenirsiniz...

Kitabı tüm kitapçılarda, online kitap sitelerinde bulabilirsiniz. 
(Online kitap siteleri için linkler: D&R, Idefix, Pandora)

Kitabımızın basın bülteni:

133 yazarlı “Mutsuz Aşk Vardır” kitabı aşkın “ne olmadığına” iyi bir örnek!

Kadir Aydemir hazırladı, 133 yazar sosyal medyada bir araya geldi

Dünyanın en mutsuz kitabı: "Mutsuz Aşk Vardır", Yitik Ülke Yayınları'dan çıktı

Söyleyin, kim aşkın çaldığı bir şeyi ondan geri alabilmiş?..
Bu kitap aşka dair yaşanmış öykülerden ve özel kurgulardan oluşuyor, ama bu öykülerin normalden bir farkı var: Mutsuz aşk öyküleri bunlar.
Mademki aşk bir insana her şeyi yaptırabiliyor, biz de 133 yazarla bir araya gelip kürekleri aksi istikamete çekmeye karar verdik. Kimi öykü sizi ayrılık denizinde boğacak, kimiyse sonsuz bir aşk acısıyla yüzleştirecek. Mutsuzluk denen şey belki de aşkın asıl kimyasıdır: Ayrılık, kaybediş, hissizlik, unutulmak, ölüm, isyan ve zamana boyun eğiş gizli kitabımızın sayfalarında…
Mutsuz Aşk Vardır”, büyük şair Louis Aragon’un meşhur “Mutlu Aşk Yoktur” şiirine selam vererek aşkın mutsuz bir şey olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Burada anlatılanlar kalbinize ve ruhunuza dokunabilir.
İki insanın ayrılığı, unutmak ve unutulmak üzerine mutsuz bir yolculuğa, Kadir Aydemir’in Yitik Ülke Yayınları için hazırladığı “Mutsuz Aşk Vardır” kitabına davetlisiniz.

Aşk öyküleriyle “Mutsuz Aşk Vardır” kitabında yer alan yazarlar:
Kadir Aydemir, Ahmet Menteş, Ahu Şentürk, Alper Akdeniz, Alp Ergin, Altan Alkan, Aydın Coşkun Mutlu, Aysun Uzal, Ayşen Aksakal, Aytuğ Akdoğan, Aytül Bingöl, Bade Sibel Akkaya, Banu Conker, Banu Taylan, Barış Çağrı Genç, Barış Güven, Begüm Avşar, Beyza Büyükçınar, Buket Akdemir, Burak Eroloğlu, Burak Tezgören, Burç Doğu, Can Küçükoğlu, Canan Akyüz, Cansu Fırıncı, Cansu Us Yazıcı, Cem Hakan Özaslan, Coşkun Ongun, Çiğdem Aldatmaz, Çiğdem Eren Kiziroğlu, Dilek Neşe Açıker, Duygu Şahin Laçin, E. Yasemin Şenyurt, Ebru Turgut, Ece Dorsay, Eda Günay, Eda Neidik, Eksper Mental, Elif Ezgi Uzmansel, Erdinç Mutlu, Eren Kahveci, Esen Kunt, Esra Tanrıbilir, Eylem Selin Mumcu Gök, Ezgi Gizem Gülümser, Feray Demiray, Ferhat Kınacı, Ferhat Uludere, Filiz Çapar Şahin, Göksel Bekmezci, Gözde Serimer, Gözde Şahin, Gül İnce Beqo, Güliz Sütçü, Gürgen Öz, Hakan Altıparmak, Hakan Tağmaç, Hakan Tunç, Halit Payza, Hamide Tekin, Hasan Topçu, Hatice Norcu, Hülya Karakaş, Işık Yanar, Işın Ünlü, İdil Giray, İlknur Güneylioğlu, İrfan Kurudirek, İsmail Sertaç Yılmaz, KaraŞapka, Kezban Şahin Taysun, L. Budus, Lale Alizade, Leyla Bal, Mehmet Yazıgan, Melike İnci, Meltem Döner, Meltem İnan, Meltem Özbey, Merve Dağköylüoğlu, Merve Esra Kaysadı, Merve Pınar Şiranlı, Merve Soycan, Mine E., Murad Çobanoğlu, Murat Sezer, Murat Yazıcı, Mustafa Men, Müjgan Şahinoğlu, Nehir Yılmaz, Neşe Aldoğan, Neşe Tekin, Nevbahar Atabay, Nicat Aliyev, Nilay Derinbay, Nilgün Şimşek, Onur Akbudak, Ozan Vural, Öykü Toros Irvana, Özge Aslan, Özgür Turan, Özlem Kiper, Özlem Topaloğlu, Papyon Tayfun Türkkan, Pınar Derin Gençer, Pınar Karadede, Rami, Ruhşen Doğan Nar, Sahra Işıkdemir, Seda Tansuker Selçuk, Seda Yiğitcan, Sedef Özkan, Selin Aydın, Semrin Şahin, Serap Uysal, Serhat Filiz, Serkan Türk, Sevil Savaş Çellik, Suavi Kemal Yazgıç, Şafak Efendioğlu, Tunca Çaylant, Tuncay Akdoğan Sezer, Yağız Seçen, Yasemin Gürkan, Yasemin Seven Erangin, Yeşim Ağaoğlu, Yeşim Deniş, Yeşim Gökmen, Yeşim Simla Resmor, Yeşim Şahin, Zeynep Selvili, Zümrüt Beşer, Turgay Yılmaz


"Mutsuz Aşk Vardır", Öyküler, Hazırlayan: Kadir Aydemir, 400 sf, Şubat 2014, Yitik Ülke Yayınları



Ayrıntılı bilgi için http://www.yitikulke.com

20 Şubat 2014 Perşembe

Bir #Zumba Hikayesi

Beni diğer sosyal mecralardan takip edenler bilirler ki geçtiğimiz yıl eylül ayından beri #zumba yapıyorum. Zumba nedir derseniz, dansın fitnessla birleşmiş hali. "Dans ederek zayıflayın" klişesinin gerçeğe dönüşmüş hali diyeceğim ama benim vücudumda kas kitlesinin artmasını sağlayıp sıkılaştıran aktivite. O kadar eğlenceli ve bir o kadar da forma sokan bir dans ki hayatımı bazen zumba öncesi ve zumba sonrası diye ikiye ayırdığım bile oluyor :)

Zumbaya ilişkin birazcık da akademik bilgi vereyim bari:

Zumba, 1990'larda dansçı ve koreograf Alberto "Beto" Perez tarafından Kolombiya'da ortaya çıkarılan, Latin esintili bir dans fitness programı olup dünya çapındaki en yaygın dans fitness programıdır.[1] Zumba, dans ve aerobik figurlerini içerir. Zumba koreografisinde, hip-hop, samba, salsa, merenge, mambo, savaş sanatları ve bir kısım Bollywood ve oryantal dans hareketleri bir arada kullanıldığı gibi, "squat" ve "lunge" egzersizleri de kullanılır.[2] Zumba için spor salonları ve fitness merkezlerince lisans ücreti ödenmez.[3] Zumba egzersizleri hızlı ve yavaş ritmli müziklerle direnç çalışmalarından oluşur.[5] Bu müzikler de cumbia, salsa, merengue, mambo, flamenko, Ça-Ça-Ça, reggaeton, soca, samba, oryantal dans, bhangra, hip hop, axé music ve tango dans stillerinde kullanılan müziklerdir. Farklı yaş ve kondisyon seviyelerine göre yedi farklı tip Zumba vardır ki bunlardan biri olan Aqua Zumba yüzme havuzunda yapılır.[6]

Zumbaya nerede gidiyorsun derseniz de, Osmanbey'de küçük ama bizim kalbimizde büyük yeri olan Murev Dans ve Spor Merkezi pazartesi ve perşembeleri bize kucak açan dans yuvamız. İlk başladığımızda Nişantaşı'nda bir dans merkezine gitmiştik ama sonrasında bir şekilde karşımıza Murev çıktı, iyi ki de çıktı. Zira hocamız Murat Özkaya, hem bu işteki profesyonelliği hem de sıcakkanlılığı ile bizi kendisine bağladı. Şimdi arada bi "gelmeyin artık yerinize yeni öğrenciler alayım" dese de biz bütün yüzsüzlüğümüzle kalıyoruz, hiçbir yere gitmiyoruz :) 

Eylülden beri Murev'de sürdürdüğümüz zumba maceramızı Ocak ayında İzmir'de yaptığımız bir gösteriyle de taçlandırdık. Karabağlar Belediyesi Gıda Bankası yararına yapılan organizasyonda Murev olarak iki dansla katıldık :) Çok güzel ve eğlenceli bir deneyimdi bizim gibi sıkıcı finans dünyası çalışanları için. Hem dans ettik, hem 250 yardıma muhtaç aileye yardım etmiş olduk, hem de İzmir'de çok güzel bir haftasonu geçirdik. 4 ayda gösteriye çıkabilecek kadar da bu işi kotarabildiğimizi ısrarla belirtmek isterim :) 

Fırsatınız varsa zumba yapın, eğlenirken bir yandan da dünyanın kalorisini yaktığınız güzel bir fitness türü. Emin ol duacım olacaksınız :) Hatta İstanbul'da olanları Murev'e bekleriz, Murev'de #zumba bir başka ^.^

















13 Şubat 2014 Perşembe

Yazı Dizi'si #30 - ARROW

En son Ekim'de dizi yazısı yazmışım, bu yazı dizime bu kadar ara vermek ayıp oldu biraz. O yüzden silkelenip kendime gelerek kalan dizileri kısa zamanda anlatmayı planlıyorum. Bu kararıma da Arrow'la başlangıç yapıyorum :)

·         Alcatraz
·         Being Human
·         Breaking Bad
·         Breakout Kings
·         Boardwalk Empire
·         Borgias
·         Californication
·         Coma
·         Dexter
·         The Event
·         Falling Skies
·         Game of Thrones
·         Homeland
·         The Killing
·         Luther
·         Nip/Tuck
·         The Newsroom
·         Person of Interest
·         Pacific
·         Rizzoli & Isles
·         Sherlock Holmes
·         Spartacus
·         Suits
·         The Walking Dead
·         2 Broke Girls
·         The Following
·         Ripper Street
·         Black Mirror
·         Hannibal

·         Hemlock Grove

·         Rectify
·         The Fall
·         Under The Dome
·          Arrow
·          Siberia
·          Intelligence

ARROW



Dizinin Künyesi
Yapım Yılı: 2012
Kanal: TV-14
Oyuncular: Stephen Amell (Oliver Quenn), Katie Cassidy (Laurel Lance), Susanna Thompson (Moira Quenn), David Ramsey (John Diggle), Willa Holand (Thea Quenn), Paul Blackthorne (Quentin Lance), Colin Dornell (Tommy Merlyn)
Imdb Puanı: 8.2


Dizinin Konusu

Starling City'nin önde gelen zengin ailelerinden biri olan Quenn ailesinden baba Robert ve oğul Oliver tekne ile Çin'e gitmeye karar verirler. Ancak tekne Çin açıklarında büyük bir fırtınaya yakalanır ve alabora olur. Kurtarma botu ile boğulmaktan kurtulan Robert Quenn oğluna bir defter verir ve silahla intihar eder. Sonrasında bir adaya vuran bottan sağ kurtulan Oliver, 5 yıl boyunca adada mahsur kalır ve kendisini kurtaran gizemli Çinli ile birçok macera yaşar, bu arada mükemmel bir okçu olur.


5 yılın ardından civardan geçen bir tekne ile kurtulan Oliver, Starling'e döndüğünde ailesi ve şehir tarafından tam bir 'survivor' olarak karşılanır. Annesi ve kız kardeşi öldüğünü sandıkları Oliver'ı görünce çok mutlu olurlar. Oliver ise babasının verdiği defterde bulunan ve Starling City'e bir şekilde zarar veren zenginlerin oyunlarını bozmak ve gerekirse ortadan kaldırmak için ikili bir hayat yaşamaya başlar. Bir yandan gece kulübü işletirken bir yandan da geceleri 'Başlıklı - Hood Guy' olarak ava çıkar. Basın ve emniyet güçleri önceleri onu katil olarak nitelendirirken aslında Starling'e yardım ettiğini gördükçe kahraman olarak adlederler. 


Arrow, modern Batman hikayesi aslına bakarsanız. Batman'ın Gotham City'si vardı, Vigilante'nin Starling City'si :) İkili yaşayan kahramanlarımız, aşkları ve aileleri oldukça benziyor. Bunu ilk bölümde fark etmenize rağmen olumsuz bir etki yaratmıyor üzerinizde, zira sürükleyici bir örgüsü var olayların. Ayrıca kişisel olarak Batman (aslına bakarsanız Christian Bale) hastası olarak Arrow'a da kişisel bir ilgim yok değil. Olivercığım da tam benim dişime göre bir arkadaş olunca yeme de yanında yat denecek bir macera-gerilim dizisi... Bence izlenmeye değer, izleyin :)