4 Şubat 2015 Çarşamba

Takılıp da düşmeyin...

Bazen hayattan ve hayatımdaki insanlardan beklediğim tepkiyi alamadığımı düşünüyorum. Size de oluyor mu? Hani böyle kendi içimde bir şeye çok seviniyorum mesela, bunu bir yakınımla paylaşıyorum. Kafamda kurduğum tepki whatsapptaki havai fişek efekti iken, karşıdan yanakları pembe gülücük geliveriyor. Ben de böyle mal gibi kalıyorum. Eee hani havai fişekler, hani konfetiler falan diye yutkunuyorum. Sonra anlatasım kaçıyor, aman neyse ya önemli bir şey değildi falan diye geçiştiriyorum.

Karşımdakinin kötü niyetinden değil tabii ki, ama ne bileyim benim mutluluğuma ya da üzüntüme beklediğim tepkiyi alamayınca ulan ne bok yemeye anlatıyorum da kendimi yoruyorum ben diye geri çekiyorum kendimi. Bi de bunu sadece eşim dostum da yapmıyo, annemi mesela arıyorum akşamları, trafikten bunalmışım eve gelmişim akşamın sekizi olmuş, sinirliyim. Açıyorum telefonu, amacım söylenmek, şikayetlenmek ve karşıdan "kızım benim haklısın ama bak işte sen orada ne güzel çalışıyosun para kazanıyosun vs vs" diye pohpohlanmak ve moralimi yerine getirmek. Ama annem beni dinliyooor dinliyor ve cevaben "kızım annen seni telaşede doğurmuş, hep çektin hayatında, senin de kaderin böyle, millet rahat eder sen hala çekiyorsun" diye gömüyor da gömüyor. Zaten sıfır olan moralimi de eksilere indiriyor. Yahu kadın madem öyle düşünüyosun bırakaydın beni cami avlusuna. Meğer ne doluymuşsun ve ben de ne bahtsızmışım. İçimi karartıyor, sonra ben de "tamam anne tamam" deyip kapatıyorum. 

Kızlara whatsapptan mesaj atıyorum diyelim, uzun zamandır hoşlandığım adam bana kahve içelim dedi diye, beklediğim tepki "ayyy bu akşam hemen buluşup bu konuyu saatlerce konuşmalıyız" iken, gelen cevap "süper", "kalp kalp", "ayy hadi bakalım" oluyor. La yavrum hoşlandığım diyorum adam diyorum, kahve dedi la kahve diyorum ama kime anlatıyorum. Gelen cevaplara ":)" yapıp "Son Görüldü 15:15" yapıp whatsapp uygulamasını telefonumdan siliyorum. O derece soğuyorum birden hayattan.



Ama biliyorum ki burada suç ne annemde, ne de kızlarda. Burada sorunu olan tek kişi benim. Ben ve insanlardan beklentilerim. Kafamda insanlardan beklediğim tepkileri abarttıkça abartıyor, büyüttükçe büyütüyorum ve sonra onlardan o boyutta tepki alamayınca hemen demoralize oluyorum. Sanki arkadaşım da benimle birlikte adamın koynuna girecek, neden sevinsin havalara uçsun! 

Şöyle bir laf vardı di mi: "İnsan beklentileri kadar mutludur. Sıfır beklenti sonsuz mutluluk" diye. Hah işte olayın özeti bu. Zihnini sıfıra ayarlarsan annenin serzenişlerine de, arkadaşlarının hevessiz mesajlarına da, sevgilinin seni iplememesine de takılmazsın. 
Takılmayınca da düşmezsin...

8 yorum:

  1. Sıfır beklenti sonsuz mutluluk:) Cidden böyle. Hissettiğim tam da bu. Yaş ilerledikçe bunu çoook daha iyi anlıyorsun ve kimseyi takmamaya başlıyorsun. Çevresinde ne kadar çok seveni -veya sevmeyeni- olsa da İnsan yalnız bir varlık sonuçta. Demesi kolay uygulaması zor biliyorum ama ben yine de söyleyeyim, üzme tatlı canını:) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikaten insan yalnız bir varlık, yaş aldıkça daha iyi anlıyorsun bunu...yalnızlaştıkça beklentilerini de daha düşürmeyi öğreniyorsun, evet evet :)

      Sil
  2. Hakikaten beklentiler insani mutsuz ediyor. Birak cevredekileri kendimizden beklediklerimiz bile yeterince zorlamiyor mu bizi? Yasasin beklentisiz mutlu hayat :)

    YanıtlaSil
  3. Bizim içimizdeki neşeyi, coşkuyu tam anlamıyla ne anne, ne eş anlayabilir diye düşünüyorum. Bunun tek çaresini sen yazmışsın zaten. Beklentileri sıfırlayamazsak bile, olabildiğince düşürmek bize daha iyi gelecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet haklısın, sıfırlamak özümüze aykırı bir durum ama minimuma indirmek işimizi kolaylaştıracaktır.

      Sil
  4. sıfır beklenti= sonsuz mutluluk, hakikaten işin özeti , beklentilerini sıfırladığın gün sensin demek bu biliyorsun , kimseye söylemesen de sende olması başlı başına bir şey hayatın , fakat beklentilerinin bitmemiş olması da güzel bir şey aslında , insanlardan umudunu tüketmemiş olduğunu gösteriri, ve iyi bir şeydir, yıkıla yıkıla ayakta kalmayı öğreniyorsun ama ne kadar geç olursa o kadar iyi zannımca..:D

    YanıtlaSil
  5. Okurken güldüm Hamide ama haklısın ya :) Annen aynı annem, senin tepkiler de benim gibi. Ben de son zamanlarda daha az konuşmayı tercih ediyorum, aman o saçma tepkilere üzülmektense kendi kendime konuşurum daha iyi :)

    YanıtlaSil

"In three words I can sum up everything I've learned about life: It goes on"
Robert Frost