17 Nisan 2016 Pazar

Telefonum çalındı!!



Evet doğru okudunuz...

Hani sizi yazılarımla bezdirdiğim İspanya seyahatim sırasında dünyanın parasını vererek aldığım canıııım telefonum perşembe akşamı cebren ve hile ile çantamdan çalındı. İşin kötüsü hırsızla göz göze geldim ama o itiş kakış içerisinde (metroya binerken gerçekleşti de olay) adam metroya binmek için itiyor sandım. İki durak sonra inince de pufff... Telefonum gitmişti.

Nasıl ağladığımı size anlatamam. Hele de ilk birkaç saat -Allah korusun- hayattaki tüm yakınlarını yitirmişçesine hıçkıra hıçkıra ağladım. Almanca kursundaki müdürden çaycıya kadar herkes beni kendime getirmek için seferber oldu. İnsan beyin tutulması yaşıyor tabii ilk etapta. Hele de İstanbul gibi bir yerde tek başına yaşıyorsanız ve telefonunuz sizi sevdiklerinize bağlayan yegane araçsa birden öksüz, yetim ve arafta kalmış gibi hissediyorsunuz.

Acil durum ve kriz yönetimi ekibinde çalışıyor olmamdan mütevellit bana bir şey olması ihtimaline karşın annem, babam, en yakın arkadaşım, sevgilim ve yöneticilerimin numaralarını cüzdanımda bir kağıtta taşıyordum, Allahtan!! Zira hayat kurtardı diyebilirim. Gerçi hüngür hüngür ağlarken annemi aramam pek akıllıca değildi, çok korktu kadıncağız. Sonra sırasıyla sevgilime, arkadaşıma ve yöneticime ulaştım ve çalınan telefonum değil de böbreğimmiş gibi ağlayarak durumu anlattım. Hepsinin söylediği şey tabii ki 'canın sağolsun' Canım sağolsun daa telefon gitti ya :( Parasını geçtim, aşırı bağ kurduğum bir organım hale gelen o pembiş telefonum gitti :( 

Herkes telefonuna sahip çıksın, çantasının fermuarını tam kapatsın, -yöneticimin önerisidir- müzik dinlemeseniz bile metro, metrobüs, otobüs gibi toplu taşımaya bindiğinizde kulaklığınızı telefona takın. Ama tüm bunlara rağmen telefonunuz çalınırsa yapılacakları da kısaca anlatayım (Allahım her bilgiyi de bana verdirtmek zorunda mısın kamuoyuna, KAP gibiyim, köpek ısırılınca yapılacakları da bana anlattırmıştın, senin benimle zorun ne canısı?)

Telefonunuz kaybolur ya da çalınırsa ilk iş operatörünüzü arayıp hattınıza bloke koydurmak. Sonra IMEI numaranızı biliyorsanız (bilmiyorsanız da operatörünüzden isteyebilirsiniz) BTK'nın oluşturduğu ihbar hattı olan 0312 294 94 94'ü arayarak cihazınıza bloke koydurmak. Böylece telefon sizden sonra herhangi birine satılır ve sim kart takılıp açılırsa 'telefonun çalıntı olduğuna dair' bir SMS gönderiliyor ve eğer iyi niyetli bir kişiyse telefonunuz polise teslim ediliyor ve emniyet de size ulaşılıyor falan. Blokelenen cihaz bloke sizin tarafınızdan kaldırılmadığı sürece telefon olarak asla kullanılamıyor. Ha ama IMEI değiştirme denen bir zıkkım varmış, onu falan yaparlarsa bilemem. Hattı ve telefonu blokeledikten sonra kayıp-çalıntı vakasının yaşandığı ilçenin bağlı olduğu adliyeye gidip suç duyurusunda bulunuyorsunuz. Matbu bir dilekçe var, onu doldurup savcıya ifade verip şikayetçi oluyorsunuz. Nasılsa hat ve telefon blokeli diye suç duyurusunda bulunmaktan kaçınmayın, zira telefonunuz herhangi bir suça karışırsa bu suçta sizin parmağınızın olmadığının kanıtı oluyor bu suç duyurusu. Savcı Bey'e ifade verdikten sonra da yasal süreç başlıyor, söylenene göre kamera görüntüleri vs izleniyor, araştırılıyor ama genelde bulunamayarak faili meçhule düşüyormuş dosya. Ha bulunma ihtimali de var tabi, hani ikinci el olarak telefonu alan biri ona giden SMS'ten tırsarsa, polise gidersee... Ölme eşeğim ölme...

İşte tüm bunlarla uğraşmamın ardından üç gündür telefonsuzum. Arafta gibiyim, ne biri arayabiliyor ne de ben birine ulaşabiliyorum. Arkadaşlarımla mailleşiyor, sevgilimle ergen gibi facebooktan yazışıyorum. Zaten en çok da sevgilime ulaşamayacak olmama üzüldüm sanırım, zira uzak mesafe ilişki yaşayanlar bilir, telefon sevdiğine ulaşmak için yegane araçtır. Telefonum gidince bir daha ona hiç ulaşamayacakmışım gibi hissettim, çok üzüldüm. Tamam saçma, zira tabletten bilgisayardan, iş yerinde mailden bittabii haberleşebiliyoruz üç gündür ama ne bileyim ilk etapta beyin tutulmasının etkilerinden biri bu.

Ay bir de Amsterdam'a gitmiştim geçen hafta sonu, tam da olayın gerçekleştiği akşam fotoğrafları bilgisayarıma atmayı düşünüyordum ki heeeeeeepssiiiii uçtuuuu gittiiiiiiiii... Kesin nazar değdi zaten, niye göz koyuyorsunuz ki saadetime? Ne var dört kız Amsterdam'a bekarlığa vedaya gittiysek! Gözü kalanlar yüzünden gitti telefonum :( Amsterdam yazısı yazıyor olmam gerekirken "Telefonunuz çalınınca yapılacaklar" şeklinde kamu spotu yazıyorum! Peh...

Neyse, cana geleceğine mala gelsin diyelim. Artık mecburen yenisini alacağım, ama almadan önce belki bir ihtimal bana döner -sonuçta helal parayla satın alındı- diye bir ay kadar bekleyeceğim. Ne demişler dönerse benimdir dönmezse hiç benim olmamıştır...

8 yorum:

  1. Geçmiş olsun öncelikle. Çantanızı kapalı tutmanın yanında metro gibi yerlerde kolunuzu dirseğinizle üstünü kapatın. Benimde çantamdan cüzdanım çalınmıştı. Kartlar, nüfus cüzdanı her şey gitmişti. Kameralardan bir ay sonra kendisi yakalandı ama beni o an çok korkutmuştu ve her şeyi teker teker iptal et vb. şeyler çok uğraştırmıştı. Sağlık olsun, cana geleceğine mala gelsin. Siz kendinizi üzmeyin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet maalesef en nihayetinde cana geleceğine mala gelsin diyor insan

      Sil
  2. Fena olmuş:( Çok geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
  3. Bu paylaşımını ailecek okuduk; hem çok güldük nem de çok üzüldük. Ama "Neyse, cana geleceğine mala gelsin diyelim. Artık mecburen yenisini alacağım, ama almadan önce belki bir ihtimal bana döner -sonuçta helal parayla satın alındı- diye bir ay kadar bekleyeceğim. Ne demişler dönerse benimdir dönmezse hiç benim olmamıştır..." cümlesi inançlı ve tevekkül sahibi bir blogger olmanı da takdir ettik. Bizi burada misafir ederseniz üç gün değil, burada sürekli kalabiliriz. Yazılarından feyz alıyoruz. Teşekkür ederim. Hepimiz birden geçmiş olsun diyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay bu yazımı bile beğenmenize nasıl sevindim nasıl sevindim :) herkeslere çok selam

      Sil

"In three words I can sum up everything I've learned about life: It goes on"
Robert Frost