28 Haziran 2016 Salı

Her Şey Bitiyor...

Bu sıralar her şey bitiyor, sona eriyor, final yapıyor. Tamam ben tükenmişlik sendromu yaşıyor olabilirim ama dünyadaki diğer kaynakların tükenmesine gerek yok bence. Dolaptaki ice teaden raid sineksavara, Almanca kursumdan sahip olduğum dostluklara, Person of Interest’ten Game of Thrones’a kadar sevdiğim her şeyi teker teker elimden alıyorlar. Uyuz oluyorum.

Doğanın dengesi falan tamam ama bazı şeyler hiç bitmese ya!

Person of Interest mesela az bir kesimin bildiği, John Reese’iyle, Machine’iyle, Root’uyla gönülleri fetheden canııım dizi final yaptı, bitti arkadaş. Hem de apar topar… Sanki “oha lan çok az bütçemiz kalmış, bu paraya ancak şu kadar bölüm çekebiliriz” deyip alelacele uyduruvermişler gibi. Spoiler vermek istemiyorum ama neden o öldü de diğeri yaşadı, devamı çekilir mi gibi soru işaretleriyle bıraktı beni zalım dizi. Yıllar önce Dexter bittiğinde de aynı duyguyu yaşamış, Dexter’ın aslında ölmemiş olması nedeniyle çok ümitlenmiştim günün birinde kesin devam edecekler diye ama her zaman olduğu gibi bu konuda da avcumu yalamıştım. Breaking Bad’den hiç bahsetmiyorum bile sinirlerim bozuluyor.

Sevgili yabancı dizi sektörü yapımcıları, gelin azıcık Türkiye’deki dizi sektörünü inceleyin. Zira buraya gelip de öğreneceğiniz ilk kural bir dizi tuttuysa o diziye final yapılmaz. Yakışmaz. Ne o öyle tadında bırakalım, biz zaten üç sezon için anlaşmıştık, karakterler ömrünü tamamladı tribi falan. Adam gibi otuz sezon yapacaksınız diziyi birincisi. Ana karakterleri öldürmeyecek, öldürür gibi yapacak ancak bi yoğun bakım sahnesiyle, bir iki elektroşok sahnesiyle yaşatacaksınız mesela. Ne o öyle Game of Thrones’taki gibi çatır çatır başrol öldürmek… Başrol dediğin Polat Alemdar gibi olacak, ölmeyecek, öldürecek. Aşk mesela, esas oğlan esas kıza aşık olacak, sonra küsecekler, birbirlerinin düşmanlarına aşık olacaklar, sonra pişman olacak birbirlerine kavuşmaya çalışacaklar derken köpek olup aşk denen olguyu da sakız edecekler. İçinde yasak aşk içermeyen, dürüst ilişki barındıran dizi mi olur allahasen!! Yaparsan senaryon biter, yapımcın bütçeni keser, beşinci sezonda elveda dersin tabi ekranlara…


Game of Thrones’un sezon finali yapışına hiç girmiyorum zaten. Allahsızlar nisan 2017’ye kadar bizi ortada bırakıp gittiler yine. Kitap da yok okuyacak, artık Game of Thrones açlığını gidermek için 42 hafta boyunca ekşi sözlüğe girilen GoT entrylerini okuyup kaçırdığım detayları öğrenip teori kasarım. Ejderha alıp büyütsem mi acaba, saçlarımı da Khaleesi gibi uzatır, “I am Daenerys Stormborn, of House Targaryen. Rightful heir to the Iron ... and the First Men. I am the Mother of Dragons, the Khaleesi of the…” diye kafa ütülerim.

Konu yine alakasız yerlere saparken mevzumuza dönersek, evet her şey tükeniyor. Bitiyor. Almanca kursum da bitti canımslar, ben kendimi biliyorsam hemen bir boşluğa düşer, bunalıma girerim hiçbir işe yaramıyorum diye. Gerçi Almanca’yla olan beraberliğimiz bitti mi? Hayır. Beraber yürüdük biz bu yollarda neticede, gittiği yere kadar gidecek, Merkel’le kanka olup Alman Milli Takımının yakışıklı oyuncularını tavlayana kadar devam kısmetse.

Dolaptaki ice tea ve sivrisineksavar için oturup ağlamayacağım tabii ki, gidip marketten alırım onları da bin şükür. Ama yine de gece vız vız kulağımın dibinde uçunca o sivrisinek duvarları tırmalayasım gelmiyor değil. Ama neyse. Ne kadar agresif bir insan olduğum gerçeğiyle tanışmanızı istemem.

Acaba başka neler bitecek bugünlerde? Bitenlerin yerini neler alacak? Bir şeyin yarım yamalak ağır aksak devam etmesindense bitmesi daha mı iyidir ya da? Daha da klişesi her son yeni bir başlangıç mıdır J Bilmem ki! Göreceğiz.

PS: Son zamanların en kötü yazısı olduğuna kalıbımı basarım. Ay yoksa yazma yeteneğim de mi bitiyooooor L

PS 2: Size Person of Interest’in finalinde Machine’in son sözleriyle veda edeyim, bence yazımız boktan olsa da ana temayla çok alakalı bir alıntı olacak, gerçekten!

“Eğer bunu duyabiliyorsan, yalnızsın demektir. benden geriye kalan tek şey sesim. herhangi birimiz kurtuldu mu bilmiyorum. kazandık mı? kaybettik mi? bilmiyorum. ama her halukarda, bitti. sana kim olduğumuzu anlatayım... sana kim olduğunu anlatayım. biri bana daha önce tüm bu olanlardan bir şey öğrenip öğrenmediğimi sormuştu. sana ne öğrendiğimi anlatayım. herkesin yalnız öldüğünü öğrendim. ama eğer birileri için bir şeyler ifade ettiysen... eğer birilerine yardım ettiysen... ya da birilerini sevdiysen... eğer tek bir insan bile seni hatırlarsa... belki o zaman aslında hiç ölmezsin.




ve belki... bu bir son değildir.

1 yorum:

  1. ầm túi xách lên, Tả Phán Tình bất chấp mình đang trong giờ làm, đến cửa văn phòng đi ra ngoài.
    Cô ra khỏi tòa nhà, ngoắt taxi, bảo địa chỉ cho tài xế. Trên mặt Tả Phán Tình có một tia tuyệt vọng.
    Xe dừng lại trước cửa bệnh viện nơi cô làm kiểm tra. Trả tiền xe, cô vội vàng vào bệnh viện.
    Đăng ký, xếp hàng, Tiếng anh cho người đi làm
    Tiếng anh cấp tốc
    Luyện thi toeic tại hà nội
    Tiếng anh cho người lớn tuổi
    Tiếng anh cho người mới bắt đầu
    Học tiếng anh tại hà nội
    dạy tiếng anh cho doanh nghiệprất nhanh liền đến phiên cô.
    Cô đến ngồi xuống trước mặt bác sĩ vẫn như lần trước. Nhìn thấy cô, bác sĩ có chút ấn tượng: “Sao vậy? Cô có chỗ nào không khỏe sao?”

    YanıtlaSil

"In three words I can sum up everything I've learned about life: It goes on"
Robert Frost