13 Ağustos 2016 Cumartesi

İtalya'da Yaz Tatili - Cinque Terre

Geç kalınan bir yazıyla nihayet karşınızdayım canımslar. Malum ülkemizin gündemi baya bir karışıktı, kalkışmaydı, nöbetti, tanktı, tüfekti derken oturup da “Ben de Cinque Terre’de öyle bir tatil yaptım ki” yazısı yazsam duyar kasan klavye bekçilerinin hedefi olurdum diye bekleyeyim dedim. Ama yani bu da can. Hem nöbet bitmiş iki gün önce, bence artık topa tutmazsınız beni. Ayrıca itiraf edin siz de merak ediyorsunuz :)

Hayatımda ilk kez yurt dışında deniz tatili yaptım, hatırlarsanız İspanya’ya gidişimi altı ay anlatmış bir görmemiş olarak İtalya’da deniz tatili hikayelerimi bir yıla yaymayı bir borç biliyorum :) Şimdi efendim, sevdiceğim yurt dışında yaşamaya başlayınca gitgeller sıkıntı olmasın diye bir yıllık schengen vizesini almayı başaran ben hop oraya hop buraya rahat rahat gidiyorum çok şükür. Yaz tatilinde de Türkiye’deki fırsatçı işletmelere para vermek yerine sakin sakin tatil yapalım istediğimizden İtalya’ya Cinque Terre bölgesine gitmeye karar verdik. Tabii biz “tüm alternatifleri değerlendirerek en optimum seçeneği seçmeliyiz” tarzı iki insan olarak bu seçenekte karar verene kadar Amalfi’sinden, Budva’sına, Dubrovnik’inden Cote de Azur’una kadar bir dolu alternatif inceleyip fayda/maliyet analizi yaptık. İki ay süren bu kararsızlığın ardından Cenova biletlerimizi aldık da rahat ettik.

Evet İtalya’da “Beş Köy, Beş Toprak” anlamına gelen ve şahane güzel olan Cinque Terre’ye gitmek için ya Pisa’ya ya da Cenova’ya uçuyorsunuz. İkisinin de Cinque Terre’ye olan mesafesi yaklaşık bir buçuk saat. Normalde 6 gece 7 gün olarak planladığımız ama darbe girişimi nedeniyle 8 gece 9 güne dönen tatilimizin 6 gecesinde La Spezia’da 2 gecesinde de mecburi olarak Cenova’da konakladık ve Cinque Terre, Portovenere, Portofino, Pisa, Cenova ve Milano’yu gezdik. Yani baya iyi gezdik :) Bu yazımı göz bebeğimiz Cinque Terre’ye ayırıyorum, diğerlerini başka yazılarda inşallah, nasılsa bir yıllık taahhüt aldım sizden :)

La Spezia'yı Cinque Terre köylerinin bağlı olduğu belediye gibi düşünebilirsiniz. Şehirlerarası trenler La Spezia’ya geliyor, Regional adı verilen ve köyleri gezen trenler de yine La Spezia istasyonundan kalkıyor. Biz başka yerleri de gezmek istediğimiz ve La Spezia’daki oteller köylerdeki otellere göre daha ucuz olduğu için La Spezia’da konaklamayı seçtik. Ama her gün denize gitmek için tren istasyonuna yürümek, tren beklemek, Monterosso’ya gitmek ve akşam bunların tam tersini yapmak bir saatimizi yemiştir. O yüzden deniz tatiline gidiyorsanız direkt Monterosso’da konaklayabilirsiniz.

La Spezia’da Affitacamare Lullaby isimli hostelde kaldık, booking’den bulmuştuk, kahvaltı ve özel banyosu olan nadir seçeneklerdendi. Tren istasyonuna biraz uzak olmasına rağmen La Spezia’nın merkezinde olması, temiz olması ve sahibi Carlo’nun dünyanın en yardımsever insanı olması sebebiyle tavsiye ederim.

La Spezia’dan trene bindiğinizde sırasıyla Riomaggiore, Manarola, Corniglia, Vernezza ve Monterosso köylerinden geçiyorsunuz. Üç günlük CinqueTerre Card alarak bu trene üç gün boyunca sınırsız binebilirsiniz, ücreti 42 €’du, ayrıca tek gidiş bilet almak isterseniz o da 4 € idi. Benim tavsiyem kesinlikle CinqueTerre Card alın (ALMADILAR), trenlere biletsiz binmek konusunda çok hassaslar, siz de lütfen bu hassasiyete duyarlı olun (ALTI GÜNLÜK TATİLİ SADECE DÖRT ADET TEK GİDİŞLİK BİLETLE TAMAMLADILAR) biz çok şükür karşılaşmadık ama bilet kontrolü yapılıyor dikkatli olun (BİR KEZ CEZA YEDİLER)

Canım çekti sondan başlayarak anlatmak istiyorum köyleri. Monterosso denize girebileceğiniz halk ve özel plajların bulunduğu başka da pek bir şeyin bulunmadığı köyümüz. Halk plajı kerbela gibi olduğundan bir özel plajlara gittik, işletmeden işletmeye fiyat değişse de bir tam gün iki şezlong, şemsiye 20 €’ydu. Ülkemizde Bodrum’da Çeşme’de kişibaşı 150-200 TL verilen ‘beachlere’ göre fiyat baya uygundu. Denizi de güzel olduğundan deniz-kum-güneş üçlüsünün tadını fazlasıyla çıkardık. Monterosso ile ilgili bir de yemek tavsiyesi vereyim: Sevgili Vedat Milorcuğumun önerisiymiş, biz de gittik denedik, sevdik. Ristorante Belvedere akşam yemeği yemek için güzel bir restoran. Deniz ürünlü makarnasını ve ev yapımı şarabını mutlaka deneyin. Şarap harikaydı.










Diğer bir köyümüz Vernezza… Manzaranın (yani instagram fotolarının :)) en güzel olduğu köy burası. Renkli renkli evleri çekmek için güzel açılar yakalayabiliyorsunuz. Köy küçük, tamamını gezmek (ki gezmenize gerek yok) bir saatinizi alır, bizim gibi tren istasyonundan denize çıkan sokağı yürüyüp delice foto çekmek de yarım saatinizi :) Vernezza’ya akşam yemeği zamanı giderseniz Trattoria Da Sandro’da yiyebilirsiniz, öğle vakti giderseniz de Gelateria Vernazza'da dondurma yiyin mutlaka…




Corniglia ortadaki köy, trenden indikten sonra poponuzdan ter akıtan ama manzarası müthiş 360 basamağı çıkarak köyün merkezine ulaşıyorsunuz. Corniglia dar sokaklarıyla ve küçük küçük renkli dükkanlarıyla gezmesi en keyifli köy. Açıkçası en uzun zaman geçirdiğimiz köy Corniglia’ydı, hem fotoğraf için hem de keşfetmek için bir sürü yeri var. Köyün merkezinde Cafe Matteo’da soluklanabilir ve şahane bir mojito içebilirsiniz. Yanında getirdikleri ikramlar ve zeytinler de şahane. Tavsiye ederim.








Gelelim Manarola’ya… Manarola ikinci güzel manzaraya sahip ve Cinque Terre diye Google görsellerde arattığınızda karşınıza çıkan fotoğrafların %60’ına kaynak sağlayan köyümüz :) Yamaç boyunca yaptıkları yürüyüş parkuru sayesinde köyü cepheden fotoğraflayabiliyorsunuz. Seyir keyfi çok güzel bir köy, gezmesi en fazla yarım saatinizi alır, kalan zamanınızı günü batırarak, fotoğraf çekerek ve köyün renkli evlerine hayran hayran bakarak geçirebilirsiniz. Ayrıca Manarola’da tüm gezginlerinin ve gurmelerin önerdiği, iki gün önceden rezervasyon yaptırmazsanız sezonda yer bulamayacağınız ve hayatınızın en güzel balığını yiyeceğiniz Trattoria Del Billy’de akşam yemeği yiyin. Biz Carlo’dan rica ettik, kendisi iki gün önce restoranı aradı, rezervasyon yaptırdı, hamili kart yakinimdir bile dedi. Biz de böylece bu güzel restoranda çok güzel bir akşam yemeği yemiş olduk.









Gelelim son köye… Riomaggiore… Burası da oldukça küçük ama diğer köylere nispeten özellikle akşamları oldukça hareketli bir köy. Sahil kısmında yerleşik manzarasına paha biçilemeyecek bir sürü restoranı var, buraya da erken saatte rezervasyon yaptırırsanız dışarıda sokak şarkıcılarının müziği eşliğinde güneşi batırabilirsiniz. Biz dışarıda yer bulamasak da Ristorante Dau Cila’da güzel bir akşam yemeği yedik, Carlo’nun söylediğine göre Riomaggiore’nin en iyi restoranıymış kendisi. Bir de normalde diğer köylerde pek rastlamadığımız güzel bir bar var burada, ismi Bar'o'netto. Kokteylleri ve yol üzerindeki köyün meydanıyla içiçe mekanıyla çok keyifli bir yer, uğrayabilirsiniz.







Cinque Terre köyleri arasında yürüyerek de yani trekking yaparak da gezilebiliyormuş önceleri, hatta Monterosso ile Vernezza arasındaki yol Aşıklar Yolu diye geçiyormuş, söylenene göre çok eskilerden iki köydeki aşıklar bu yolda buluşur bir de kilitler asarlarmış aşklarını ölümsüzleştirmek için. Ama yoğun yağış alan bölgedeki bazı köylerdeki trekking yolları heyelan tehlikesiyle kapatılmış. Meraklısı değilseniz binin trene gezin zaten :)

Pisa, Cenova, Portovenere ve Portofino’yu sonraki yazılarımda anlatıcam ama söylemeden geçemeyeceğim gerçekten hayatımın en güzel yaz tatillerinden biriydi (HER TATİLİ İÇİN BUNU SÖYLEDİ :)) Uçağımıza saatler kala iki gün İtalya’da mahsur kalsak da, sevgilimin pasaportu çalınıp başımıza bi ton iş gelse de iyi ki gitmişiz. (Umarım kendisi de böyle düşünüyordur)

Cinque Terre’nin En’leri

Gezmesi en keyifli köy – Corniglia
Manzarası en güzel köy – Manarola & Vernezza
Denizi en güzel köy – Monterosso
En güzel akşam yemeği – Trattoria del Billy (Manarola)
En güzel balık – Trattoria del Billy
En güzel şarap – Ristorante Belvedere (Monterosso)
En güzel mojito – Cafe Matteo  (Corniglia)
En güzel dondurma – Gelateria Vernezza (Vernezza)

3 yorum:

  1. ayyyy ne güzel yapmışsınız oraya gitmekle, internetten görüp aşık olduğum yer burası
    hep gidesim olan beşli köy.. ben öyle isim taktım oraya..
    sayende canlı fotolarda görmek kısmet oldu.. teşekkürler paylaşım için..
    sevgiler ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence çok çok güzel bir yer, iyi ki gitmişim dediğim yerlerden gerçekten. Dünyada böyle yerler olması çok şahane cidden...

      Sil

"In three words I can sum up everything I've learned about life: It goes on"
Robert Frost